164 kez görüntülendi.

Tefsir Literatürü

KLASİK DÖNEM

TEDVİN ÖNCESİ DÖNEM

İbn Abbas (ö. 68/687-88)

Ali b. Ebî Talha (ö. 143/760), tefsir bilgisiyle ön plana çıkan sahâbî İbn Abbas’ın tefsir rivayetlerini Ṣaḥîfetü ʿAlî b. Ebî Ṭalḥa olarak tanınan bir sahifede derlemiştir. Bu rivayetlerin sonraki eserlere alındığı bilinmekle beraber söz konusu derleme zamanımıza intikal etmemiştir. İbn Abbas’a isnat edilen Tenvîrü’l-miḳbâs (miḳyâs) min Tefsîri İbn ʿAbbâs adlı eser ise, İbn Abbas’a aidiyeti konusunda bazı şüpheler bulunan, Fîrûzâbâdî’nin (ö. 817/1415) yapmış olduğu bir derlemedir.

Saîd b. Cübeyr (ö. 94/713 [?])

İbn Abbas’ın en meşhur talebelerinden olan Saîd b. Cübeyr, tabiin müfessirlerdendir. Tefsiri bugün orjinal şekli ile elimizde mevcut olmamakla beraber, muahhar tefsirlerde ve hadis kitaplarında bu tefsire rastlanmaktadır. Saîd b. Cübeyr’in, tefsirini Emevi halifesi Abdülmelik b. Mervan’ın isteği üzerine kaleme aldığı tahmin edilmektedir.

Mücâhid b. Cebr (ö. 103/721)

İbn Abbas’ın öğrencilerinden olan, tabiin neslinin önde gelen müfessirlerinden Mücâhid b. Cebr’e nisbetle yayımlanan iki tefsir mevcuttur ve bunlar, Dârü’l-kütübi’l-Mısriyye’de kayıtlı bir yazma nüshaya dayanmaktadır. İlk olarak Abdurrahman Sûretî, bu yazmayı tahkik edip Tefsîru Mucâhid adıyla neşretmiştir. Sûretî, Taberî tefsirinde ve diğer tefsirlerde bulunan bilgilerden Mücâhid’e nisbet edilenleri almış, nüshada tefsiri yer almayan bazı sûrelerin açıklamasını da bu şekilde oluşturmuştur. İkinci neşir ise M. Abdüsselâm Ebü’n-Nîl tarafından, ilk neşrin eksiklikleri giderilmeye çalışılarak bir doktora tezi olarak hazırlanmıştır. Öte yandan, bu neşirlerde kullanılan yazmadaki tefsir rivayetlerinin Mücâhid’e nisbeti zayıf görülmüştür.

İkrime (ö. 105/723)

İbn Abbas’ın öğrencilerinden ve tefsirde Mekke ekolünün en önemli temsilcilerinden İkrime’nin, Ebû Nuaym’ın kaydettiği bir rivayete göre Kur’an’ın tamamını tefsir ettiği söylenmiş ve İbnü’n-Nedîm de ona nisbet ettiği Tefsîru ʿİkrime adındaki eserle bu rivayeti doğrulamışsa da eserin günümüze ulaştığına dair bir bilgi bulunmamaktadır.

Atâ b. Ebî Rebâh (ö. 114/732)

Sahabeden gelen rivayetler zincirinde en mühim halkalardan biri olan Atâ b. Ebî Rebâh’ın, kaynaklarda tefsire dair eser sahibi olduğu kaydedilmekte olup, tefsirle ilgili rivayetleri çeşitli isnadlarla Abdürrezzâk, Süfyân es-Sevrî ve Taberî gibi ilk müelliflerin tefsirlerine girmiştir. Diğer taraftan, garîbü’l-Kur’ân’la ilgili açıklamalar konusunda pek çok eser ve risâledeki rivayetler onun vasıtasıyla İbn Abbas’a kadar ulaşmaktadır.

TEDVİN DÖNEMİ

Mukatil b. Süleyman (ö. 150/767)

et-Tefsîrü’l-kebîr.

Bazı kısımlarının Abdullah b. Sâbit tarafından sonradan ilâve edildiği anlaşılmakla birlikte bu eser, bugün elimizde mevcut ilk tam Kur’an tefsiridir.

Süfyan es-Sevrî (ö. 161/778)

Kitâbu’t-tefsîr.

1. (VIII.) yüzyıla ait ilk sistemli rivayet tefsiri çalışmalarından biri olan eser, Taberî tefsirinin önemli kaynaklarındandır. Genellikle tâbiîn dönemi Mekke müfessirlerinin görüşlerini yansıtır.

Yahya b. Sellam (ö. 200/815)

Tefsîru Yaḥyâ b. Sellâm.

Eserden bazı parçalar günümüzde Tunus’ta olup bunlar tam bir Kur’an tefsiri meydana getirecek durumda değildir. Bununla birlikte mevcut kısımlar müellifin tefsirdeki metodunu belirlemeye yeterlidir. Eser genelde öncekilerin naklî tefsirlerine benzerse de Yahyâ b. Sellâm kendinden sonrakilere yeni metotlar verebilecek bazı tecrübelere girişmiştir.

Yahya b. Ziyâd el-Ferrâ (ö. 207/822)

Meʿâni’l-Ḳurʾân.

Ferrâ’nın Tefsîru müşkili iʿrâbi’l-Ḳurʾân diye adlandırdığı bu eseri onun en tanınmış iki kitabından biridir. Daha sonraki lugat ve gramer çalışmalarına esas teşkil eden başlıca kaynaklardan biri olan eserde âyetlerdeki dil özelliklerinden hareketle Arapça’nın sarf ve nahvi tesbit edilmiştir. Eser, muhtelif kütüphanelerdeki nüshalarına dayanılarak üç cilt halinde yayımlanmıştır.

Ma’mer b. el-Müsennâ (ö. 209/824 [?])

Mecâzü’l-Ḳurʾân.

Garîbü’l-Kur’ân ve meâni’l-Kur’ân türü eserler arasında, Kur’an’da geçen garîb kelime ve tabirlerin filolojik tefsiriyle Kur’an’ın üslûp özelliklerinin “mecâzü’l-Kur’ân” adıyla ilk ele alındığı eserdir.

Abdurrezzak b. Hemmam (ö. 211/826-27)

Tefsîru’l Ḳurʾân.

Hocası Ma‘mer b. Râşid’in Tefsîr’ini de ihtiva eden bu eser, henüz tab edilmemiştir.

 

Âşık Çelebi tezkiresinde Ebüssuûd Efendi’yi tasvir eden bir minyatür (Millet Ktp., Ali Emîrî, nr. 772, vr. 159a’dan detay)

***

İbn Cerîr et-Taberî (ö. 310/923)

Câmiu’l-beyân an te’vîli’l- Ḳurʾâ.

Taberî’nin bu eseri, Kur’an’ın başından sonuna kadar tefsir edildiği ve tefsir çalışmalarının sistematiğini kazandığı dönemin ilk ürünü kabul edilmektedir. Daha sonraki dönemlerde en etkili eserlerden biri olan bu çalışma o zamana kadar gelen, ancak çoğu günümüze intikal etmeyen tefsir birikimini ihtiva etmesi açısından da önemlidir.

İmam Mâturîdî (ö. 333/944)

Teʾvîlâtü’l-Ḳurʾân.

İmâm Mâturîdî’nin bu eseri, müellifin kaleminden çıkmayıp öğrencilerine yaptığı takrirlerden oluşmaktadır. Kur’an’ın tamamını tefsir eden Mâtürîdî genelde önce kendi anlayışını zikretmekte, ardından umumiyetle isim ve kaynak belirtmeden ”قيل“ sözüyle ilgili rivayetleri aktarmaktadır. Hz. Peygamber ve ashabından, Mâtürîdî’den önceki müfessirlerden, kıraat ve lugat âlimlerinden gelen rivayetler ihmal edilmemekle birlikte ağırlıklı olarak dirâyet yöntemiyle telif edilen Teʾvîlâtü’l-Ḳurʾân aynı yöntemle yazılan tefsirler için örnek teşkil etmektedir.

Ebu’l-leys es-Semerkandî (ö. 373/983)

Tefsîru’l-Kur’âni’l-azîm.

Ebü’l-Leys’in tefsiri, içerdiği tasavvufî yorumlar sebebiyle işârî tefsir olarak adlandırılsa da sûfî-fıkhî bir yönteme sahiptir. Rivayet ağırlıklı eserde yazar kendi yorumlarını “kāle’l-fakīh” diyerek belirtmiştir. Eserin Şehâbeddin İbn Arabşah, Mûsâ İznikî ve Ahmed-i Dâî’ye izâfe edilen Türkçe çevirileri günümüze ulaşmıştır.

Ebû İshak es-Sa’lebî (ö. 427/1035)

el-Keşf ve’l-beyân ʿan tefsîri’l-Ḳurʾân.

Kur’an’ı Kur’an’la, sahâbe ve tâbiînden gelen rivayetlerle tefsir eden Sa‘lebî sûrelerin âyet, kelime ve harf sayılarını verir. Sûrelerin faziletiyle ilgili rivayetler, kıraat vecihleri, fıkha ve nahve dair izahlar üzerinde durur ve özellikle Kur’an kıssaları hakkında İsrâiliyat menşeli çeşitli rivayetleri kaydeder. el-Keşf ve’l-beyân, aslında bir rivayet tefsiri olmakla birlikte eserde Sa‘lebî’nin hocası Sülemî’nin etkisiyle tasavvufî yorumlara yer verildiğinden işârî tefsirler arasında da sayılmakta ve Necmeddîn-i Dâye gibi bazı müelliflerin Sa‘lebî’den yararlandığı ifade edilmektedir.

el-Begavî (ö. 516/1122)

Meʿâlimü’t-tenzîl.

Meʿâlimü’t-tenzîl’de açık, kolay ve tekellüften uzak bir üslûp kullanılmıştır. Tefsire geçilmeden önce sûrenin adı, âyet sayısı, Mekkî veya Medenî olduğu, nerede hangi olay hakkında indiği belirtilmiştir. Âyetler üzerinde önce lugat bakımından açıklamalar yapılmış, ardından âyetin diğer âyet ve hadislerle tefsirine geçilmiş, sahâbe ve tâbiîn görüşlerinden yararlanılmış, kıraat vecihlerinin izahına geniş şekilde yer verilmiş, şâz kıraatler zikredilmiş, sarf ve nahiv tahlilleri yapılmıştır. Müellifin hadis alanındaki otoritesi âyetlerin tefsiri sırasında açıkça görülmektedir.

İbn Atiyye el-Endelûsî (ö. 541/1147)

el-Muḥarrerü’l-vecîz fî tefsiri’l-kitâbi’l-azîz.

İbn Atıyye’nin babası hayatta iken yazımına başladığı ve muhtemelen Meriye kadılığı sırasında tamamladığı hacimli tefsirdir.

Ebu’l-Ferec İbnü’l-Cevzî (ö. 597/1201)

Zâdü’l-mesîr fî ʿilmi’t-tefsîr.

İbnü’l-Cevzî, önce el-Muġnî (fî tefsîri’l-Ḳurʾân) adıyla hacimli bir eser kaleme almış, daha sonra bunu ihtisar ederek Zâdü’l-mesîr’i meydana getirmiş, Zâdü’l-mesîr’den de Teysîrü’l-beyân fî tefsîri’l-Ḳurʾân adını verdiği muhtasar bir tefsir çıkarmıştır. Rivayet ve dirâyet usulünün kullanıldığı eserde kıraat farklılıklarına, esbâb-ı nüzûle ve nâsih-mensuha da yer verilmiştir.

Fahreddin er-Râzî (ö. 606/1210)

Mefâtîḥu’l-ġayb.

“Fahreddîn er-Râzî’nin Mefâtîḥu’l-ġayb adlı tefsiri klasik Sünnî tefsir literatüründeki özgün eserlerden biridir. Bu eserin özgünlüğü hem müfessirin kendine özgü birçok yorumu içermesinden hem de diğer mezheplere mensup müfessirlerin, kelamcıların ve filozofların görüşlerini ihtiva eden bir ansiklopedi hüviyetinde olmasından kaynaklanmaktadır. Bu yüzdendir ki Râzî bu hacimli eseriyle kendisinden sonraki dirayet tefsirlerinin hemen tamamına kaynaklık etmiştir. Fahreddîn er-Râzî aynı zamanda çok yetkin bir kelâm âlimidir. Nitekim onun bu alandaki yetkinliği tefsirine de yansımıştır.”

el-Beydâvî (ö. 685/1286)

Envâru’t-tenzîl ve esrâru’t-te’vîl.

Orta hacimde özlü bir tefsir olan Envârü’t-tenzîl’de rivâyet ve dirâyet metotları birlikte kullanılmıştır. Edebî ve felsefî tahlillerin veciz bir üslûpla ifade edilmesinden dolayı zor anlaşılmasına rağmen eser büyük itibar görerek medreselerde okutulmuş ve daha sonra yazılan tefsirler için vazgeçilmez bir kaynak olmuştur. Özellikle felsefe, kelâm ve tabiat konularına dair açıklamaları belâgat kaideleriyle mezcedip edebî bir üslûpla ortaya koyması onun beğenilen özellikleri arasındadır. Envârü’t-tenzîl’in başlıca kaynakları arasında Râgıb el-İsfahânî’nin el-Müfredât’ı, Zemahşerî’nin el-Keşşâf’ı ve Fahreddin er-Râzî’nin Mefâtîḥu’l-ġayb’ı yer alır.

Ebu’l-Berekât en-Nesefî (ö. 710/1310)

Medârikü’t-tenzîl ve ḥaḳāʾiḳu’t-teʾvîl.

Özlü bir tefsir olmasının yanı sıra bilhassa itikadda Mâtürîdî, fıkıhta Hanefî mezhebine ait görüşlerin Kur’an’daki dayanaklarını anlaşılabilir bir üslûpla ortaya koyması bakımından oldukça önemli olan Medârikü’t-tenzîl Ehl-i sünnet muhitinde daha çok Hanefîler arasında şöhret bulmuş, üzerine hâşiyeler yazılmış ve ihtisar çalışmaları yapılmıştır. Eserin ana kaynağı Zemahşerî’nin el-Keşşâf’ıdır. Nesefî, bazı âyetlerin tefsirinde kendi üslûbuna uyarlayarak el-Keşşâf’tan sayfalarca alıntı yapmış, bu arada Zemahşerî’nin Mu‘tezile’yi destekleyen te’villerini ayıklamış ve yeri geldikçe bunlara eleştiriler yöneltmiştir.

Ali b. Muhammed el-Hâzin (ö. 741/1341)

Lübâbü’t-teʾvîl fî meʿâni’t-tenzîl.

Eserin mukaddimesinde Hâzin, bu tefsiri Begavî’nin Meʿâlimü’t-tenzîl adlı eserinden özetlediğini, ayrıca el-Keşşâf, Mefâtîḥu’l-ġayb ve Envârü’t-tenzîl gibi muteber tefsir kitaplarından topladığı bilgileri de ilâve ederek eserini meydana getirdiğini belirtmiştir. Kur’ân-ı Kerîm’in tefsiri, mushaf haline getirilmesi, yedi harf üzere inzâli, tefsir ve te’vilin mânası, istiâzenin lafzı, mânası ve hükümleri gibi konuların ele alındığı bir mukaddime ile başlayan Lübâbü’t-teʾvîl hem rivayet hem dirâyet tefsiri özellikleri taşır.

İbn Kesîr (ö. 774/1373)

Tefsîrü’l-Ḳurʾâni’l-ʿazîm.

Rivayet tefsirleri arasında Taberî’nin Câmiʿu’l-beyân’ından sonra en meşhur tefsir kabul edilen İbn Kesîr tefsiri, erken dönemlere ait tefsir ve esbâb-ı nüzûl rivayetlerinin sıhhatini tesbit açısından önemli bir eserdir. Bunun yanında nakle dayalı tefsir geleneğinin en belirgin özelliklerin arasında sayılan uydurma haberlerin çokluğu, İsrâiliyat ve rivayetlerdeki senedlerin hazfi gibi hususlardan büyük ölçüde uzak kaldığından klasik tefsirler arasında müstesna bir yere sahiptir.

es-Se’âlibî (ö. 875/1471)

el-Cevâhirü’l-ḥisân fî tefsîri’l-Ḳurʾân.

Rivayet tefsiri olan esere en güzel hikmetler ve hasen cinsinden sünen cevherleriyle dolu olduğu düşüncesiyle bu ad verilmiştir. İbn Atıyye el-Endelüsî’nin el-Muḥarrerü’l-vecîz’inin muhtasarı mahiyetindeki tefsirin hazırlanmasında yaklaşık 100 kaynaktan faydalanılmıştır. Nüzûl sebebiyle ilgili rivayetlere, kıraat vecihlerine ve lugat izahlarına yer verilen tefsirde ahkâm âyetleri daha çok Mâlikî mezhebine göre açıklanmıştır.

es-Suyûtî (ö. 911/1505)

ed-Dürrü’l-mensûr fi’-tefsîr bi’l-me’sûr.

Eser, en hacimli rivayet tefsiri olarak kabul edilir.

Ebû Hayyân (ö. 745/1344)

el-Bahru’l-muhît.

Nahvî-edebî bir tefsir olup ilk defa, kenarında müellifin en-Nehrü’l-mâd adlı eseriyle talebesi Tâceddin Ahmed b. Abdülkādir’in el-Bahrü’l-muhîṭ’in muhtasarı olan ed-Dürrü’l-lakīt mine’l-Bahr bulunduğu halde sekiz cilt olarak yayımlanmıştır.

Hatib eş-Şirbînî (ö. 977/1570)

es-Sirâcü’l-münîr fi’l-iʿâne ʿalâ maʿrifeti baʿżı meʿânî kelâmi rabbine’l-ḥakîmi’l-ḫabîr.

Daha önce yazılmış dirâyet ve rivayet tefsirlerine dayanarak eserini kaleme alan Şirbînî yalnızca mütevâtir kıraatlere, sahih ve hasen hadislere, ihtilâflı konularda tercih edilen görüşlere ve âyetlerin anlaşılması için gerekli olduğu ölçüde Arap dili kurallarına yer verdiğini, bazı incelik ve nüktelere işaret etmekle birlikte gereksiz ayrıntılara girmeden orta boy bir tefsir yazdığını ifade etmiştir.

Celâleddin el-Mahallî (ö. 864/1459) ve Celâleddin es-Süyûti (ö. 911/1505)

Tefsîrü’l-Celâleyn.

Celâleddin el-Mahallî, ömrünün sonlarına doğru başladığı Tefsîrü’l-Ḳurʾân’ın yarısını yazdıktan sonra vefat etmiş, öğrencisi Celâleddin es-Süyûtî 1 Ramazan 870 (17 Nisan 1466) tarihinde başladığı çalışmasını kırk günde tamamlamış ve eser Tefsîrü’l-Celâleyn (iki Celâl’in tefsiri) adıyla ün kazanmıştır. “Lübbü’t-tefâsîr” (tefsirlerin özü) diye anılan eser çok okunan tefsirlerden biri olma özelliğini günümüzde de korumaktadır.

Ebu’Suûd Efendi (ö. 982/1574)

İrşâdü’l-ʿakli’s-selîm ilâ mezâye’l-Kur’âni’l-Kerîm.

Osmanlı şeyhülislâmı, hukukçu ve müfessir Ebu’s-suûd Efendi tarafından kaleme alınan, özellikle Kur’ân-ı Kerîm’in fesahat ve belâgatı üzerinde durulan bu eserde, âyetler arasındaki münasebetler açıklanıp cümlelerin taşıdığı ince ve gizli anlamların ortaya çıkarılmasına özen gösterilir. Bazan gramerle ilgili açıklamalar yapılarak âyetlerdeki i‘rab vecihleri belirtilir. Yer yer mânanın anlaşılmasına yardımcı olacak ölçüde kıraat farklarına da işaret edilir. Tefsirde şiirlerin de delil olarak kullanıldığı görülür. Bütün bu özellikleriyle eser nahvî-edebî tefsirlerden kabul edilir.

Ebü’l-Leys es-Semerkandî tefsirinin tercümesinin I. cildinin ilk iki sayfası (Nuruosmaniye Ktp., nr. 137)

Ebü’l-Ferec İbnü’l-Cevzî’nin el-Mevżûʿât adlı eserinin, Ebû İshak İbrâhim el-Merenî tarafından Tecrîdü’l-Mevżûʿât li’bni’l-Cevzî adıyla ihtisar edilen nüshasının ilk ve son sayfası (Köprülü Ktp., Fâzıl Ahmed Paşa, nr. 459)

MEZHEBÎ TEFSİRLER

- Meşhur Mutezile Tefsirleri -

Ebû Muslim Muhammed b. Bahr el-İsfahânî (ö. 322/934)

Câmiʿu’t-teʾvîl li-muḥkemi’t-tenzîl (Şerḥu’t-teʾvîl).

On dört ciltlik bir tefsir olan eserde, ilgili âyetlerin Mu‘tezile ekolünün esasları doğrultusunda yorumlandığı zikredilmiştir. Eserden en fazla iktibas yapanların başında Fahreddin er-Râzî gelir.

Kâdî Abdulcebbâr (ö. 415/1025)

Tenzîhu’l-Kur’ân ani’l-metâîn.

Mushaf tertibine göre yazılan eser dil, i‘rab, üslûp ve muhteva açısından çeşitli âyetlere yöneltilebilecek eleştirilere cevap vermekte, “mesele” diye adlandırdığı problemli konuları dil ve i‘tizalî akîde açısından izah etmeye çalışmaktadır.

Ebu’l-Kâsım, Ali b. et-Tâhir eş-Şerîf el-Murtadâ (ö. 436/1044)

Ğureru’l-fevâid ve düreru’l-kalâid.

Şerîf el-Murtazâ’nın birçok âyet ve hadisi Mu‘tezilî bakış açısıyla tefsir ettiği kelâmî ve edebî sohbetler mahiyetindeki eseri.

ez-Zemahşerî (ö. 538/1144)

el-Keşşâf ʿan ḥaḳāʾiḳı ġavâmiżi’t-tenzîl ve ʿuyûni’l-eḳāvîl fî vücûhi’t-teʾvîl.

Yazıldığı dönemden başlayarak müfessirlerin ilgisini çeken el-Keşşâf; Kur’an’ı lugat, nahiv ve belâgat ilkelerini dikkate alarak yorumlaması, Kur’ân-ı Kerîm’in i‘câz yönlerini, özellikle taşıdığı edebî üstünlüğü ve erişilmez nazım güzelliğini ortaya koyması, Kur’an’da mânaların tasvir ve temsil yoluyla anlatılmasının etkili bir metot olduğunu göstermesi gibi özellikleriyle çok beğenilmiş ve hemen bütün müfessirlerce kaynak olarak alınmıştır. Eser Fahreddin er-Râzî, Kādî Beyzâvî, Ebü’l-Berekât en-Nesefî, Ebüssuûd Efendi gibi Sünnî müfessirler için temel kaynak olmuş ve üzerine birçok çalışma yapılmıştır.

el-Keşşâf’ın ilk iki sayfası (Saraybosna Gazi Hüsrev Bey Ktp., nr. 211)

- Meşhur Şia Tefsirleri -

Ali b. İbrahim el-Kummî  (Hicri IV. asır)

Tefsîru’l-Kumm.

et-Tûsî (ö. 460/1067)

et-Tibyân fî tefsîri’l-Ḳurʾân.

Klasik dönem İmâmiyye Şîası’nın en önemli tefsirlerinden biri kabul edilir. Eserde bazı durumlarda rivayetlere yer verilmekle birlikte dirâyet yöntemi kullanılarak istidlâllerde bulunulmuş, kıraat, meânî ve i‘rab meselelerine temas edilmiş, müteşâbih âyetler üzerinde durulmuş, Cebriyye, Müşebbihe ve Mücessime gibi grupların görüşleri eleştirilmiş, dinî hükümlerin usul ve fürûu hakkında açıklamalar yapılmıştır.

et-Tabersî (ö. 548/1154)

Mecmaʿu’l-beyân.

Tam adı Mecmaʿu’l-beyân fî tefsîri’l-Ḳurʾân olan eserin mukaddimesinde müellif i‘rab, lugat, müşkil hususlar, meânî, esbâbü’n-nüzûl, haberler, kıssalar, helâl, haram, Şîa’nın diğer fırkalardan farklı olarak ortaya koyduğu görüşlerin doğruluğunun ispatı, aklî ve naklî ilimlere işaret ve Kur’an’a dil uzatanların itirazlarını cevaplandırma gibi birçok konuyu ele aldığını belirtir.

Sultan Muhammed b. Hacer el-Becahtî (Hicri XIV asır)

Beyânu’s-sa’âde fî makâmâti’l-ibâde.

et-Tabatabâî (1904-1981)

el-Mîzân fî tefsîri’l-Ḳur’ân.

İmâmiyye Şîası’nın önemli Kur’an tefsirleri arasında sayılan eserin telifi yaklaşık yirmi yıl sürmüştür.

- Harîcî Tefsirleri -

Muhammed b. Yûsuf Itfiyyiş (ö. 1332/1914)

Himyânu’z-zâd ilâ dâri’l-meâd.

- Ahkam Tefsirleri -

eş-Şâfi’î (ö. 204/819)

Aḥkâmü’l-Ḳurʾân.

İmam Şâfiî’nin Kur’an’daki bazı ahkâm âyetlerinin tefsirine ve onlardan hüküm çıkarma metoduna dair görüşlerini toplayan eser, bizzat Şâfiî tarafından kaleme alınmamış, tanınmış hadis âlimi Beyhakī (ö. 458/1066) tarafından derlenmiştir.

et-Tahâvî (ö. 321/933)

Aḥkâmü’l-Ḳurʾân.

Sûre ve âyet tertibi esas alınarak yazılmış, diğer ahkâm tefsirlerinden farklı şekilde fıkıh bablarına göre tertip edilmiş, konuyla ilgili âyetler bir yere toplanmıştır. Eserde mezhep imamları başta olmak üzere meşhur fakihlerin görüşlerine yer verilmiş ve değerlendirmelerde bulunulmuştur.

el-Cessâs (ö. 370/981)

Aḥkâmü’l-Ḳurʾân.

Hanefîler arasında çok rağbet gören ve birçok yazma nüshası bulunan kitap, ilk olarak bir heyet tarafından üç cilt halinde neşredilmiştir.

Ebu Bekr İbn Arabî (ö. 543/1148)

Aḥkâmü’l-Ḳurʾân.

Rivayet ağırlıklı olan eser, Mâlikî fıkhı içindeki farklı görüşlere yer vermesi ve diğer fıkıh mezheplerinin görüşlerini de objektif olarak değerlendirmesi yönüyle dikkat çeker. İbnü’l-Arabî’nin en meşhur ve önemli eserlerinden biri olup çeşitli baskıları yapılmıştır.

el-Kurtubî (ö. 671/1273)

el-Câmiʿ li-aḥkâmi’l-Ḳurʾân.

Kurtubî’nin en önemli eseri olup geniş hacmine rağmen ilim çevrelerinde büyük ilgi görmüş ve çeşitli baskıları yapılmıştır.

İbnü’l-Arabî’nin Aḥkâmü’l-Ḳurʾân adlı eserinin 688 (1289) yılında yazılmış bir nüshasının ilk sayfası (Süleymaniye Ktp., Hasan Hüsnü Paşa, nr. 48, vr. 1b)

- İşârî ve Tasavvufî Tefsirler -

Sehl b. Abdullâh Tüsterî (ö. 283/896)

Tefsîrü’l-Ḳurʾâni’l-ʿaẓîm.

Bu eser, işari tefsir alanında yazılmış ilk eser olarak bilinmektedir.

Abdülkerîm el-Kuşeyrî (ö. 465/1072)

Leṭâʾifü’l-işârât.

Kuşeyrî, bu eserinde Sülemî’nin Ḥaḳāʾiḳu’t-tefsîr’ini örnek almıştır. Ancak kitap Sülemî’nin tefsirinden daha düzenli ve kapsamlıdır. İşârî tefsir yazan müellifler Leṭâʾif’ten yararlanmıştır.

Reşîdüddîn-i Meybüdî (ö. 520/1126’dan sonra)

Keşfü’l-esrâr ve ʿuddetü’l-ebrâr.

Reşîdüddîn-i Meybüdî’nin Farsça tasavvufî Kur’an tefsiri.

İbn Berrecân (ö. 536/1142)

Tefsîrü’l-Ḳurʾâni’l-ʿaẓîm.

Necmeddîn-i Dâye (ö. 654/1256)

Baḥrü’l-ḥaḳāʾiḳ ve’l-meʿânî fî tefsîri’s-sebʿi’l-mes̱ânî (et-Tefsiru’n-Necmiyye).

Zâriyât sûresinin 18. âyetinde sona eren eser yine bir Kübrevî şeyhi olan Alâüddevle-i Simnânî tarafından tamamlanmıştır. Kur’an’ın zâhir ve bâtın anlamlarını mezceden, okuyucunun başka bir tefsire ihtiyaç duymayacağı bir tefsir yazmayı hedefleyen Necmeddîn-i Dâye’nin bu çalışması geniş çaplı etkisine rağmen henüz neşredilmemiştir.

Sadreddin Konevî (ö. 673/1274)

İʿcâzü’l-beyân fî tefsîri Ümmi’l-Ḳurʾân.

Nizameddin en-Nişaburî (ö. 730/1329 [?])

Ġarâʾibü’l-Ḳurʾân ve reġāʾibü’l-furḳān.

Abdurrezzak el-Kaşanî (ö. 736/1335)

Teʾvîlâtü’l-Ḳurʾân.

Molla Fenârî (ö. 834/1431)

Aynu’l-A’yân.

İşârî tefsir türünün örneklerinden olup Karamanoğlu Mehmed Bey’e ithaf edilmiştir. Eserde tefsir usulüne dair geniş bir mukaddime yer almaktadır.

İsmail Hakkı Bursevî (ö. 1137/1725)

Rûḥu’l-beyân.

1117’de (1705) tamamlanan eserde önce vaaz olarak takrir edildiğinden mev‘izaya ağırlık verilmiş, sonraki dönemlerde de mev‘iza türü için önemli bir kaynak olmuştur.

el-Âlûsî  (ö. 1270/1854)

Rûḥu’l-meʿânî fî tefsîri’l-Ḳurʾâni’l-ʿaẓîm ve’s-sebʿi’l-mes̱ânî.

Âlûsî’nin bu tefsiri, klasik dönemdeki hacimli dirâyet tefsirlerinin son örneklerinden biri kabul edilebilir. Rûḥu’l-meʿânî’de âyetler rivayet ve dirâyet metoduyla tefsir edildikten sonra “âyetlerdeki işârî yorumlar”, “dış âlemdekilerin iç âlemdekilere tatbik edilmesi”, “sûfiyye topluluğunun görüşleri” gibi başlıklar altında işârî olarak da yorumlanır.

Molla Fenârî’nin ʿAynü’l-aʿyân adlı eserinin ilk iki sayfası (Süleymaniye Ktp., Mahmud Paşa, nr. 9)
İsmâil Hakkı Bursevî Divan’ının ilk iki sayfası (Süleymaniye Ktp., Hâşim Paşa, nr. 77)

MODERN DÖNEM

AKLÎ-İCTİMÂÎ TEFSİRLER

Tefsirde akla geniş yer veren, toplumsal meselelere Kur’an ışığında çözümler üretmeye çalışan bu tefsirler modern literatürün en yaygın türlerindendir. Çoğunlukla Kur’ân’ın hidayet yönünü vurgulayan, tefsirde nazarîliğe mesafeli duran eserlerdir.

Reşîd Rızâ (1865-1935)

Tefsîru’l-Menâr.

Muhammed Abduh’un el-Menâr’da yayımlanan tefsir dersi notlarının onun ölümünden sonra Reşîd Rızâ tarafından Yûsuf sûresinin sonuna kadar devam ettirilmesiyle ortaya çıkan bir eserdir. Nisâ sûresinin 125. âyetine kadar gelen kısmı Abduh’a aittir.

Muhammed Mustafa el-Merâgī (1881-1945)

Tefsîru sûreti’l-Ḥucurât.

Ahmed Mustafa el-Merâgī (1883-1952)

Tefsîrü’l-Merâġī.

Kur’ân-ı Kerîm’in her cüzünün müstakil bir cilt halinde tefsirinden meydana gelen eser, bazı müellifler tarafından yanlışlıkla tefsir âlimi ve Ezher şeyhi Muhammed Mustafa el-Merâgī’ye (ö. 1945) nisbet edilmektedir. Tefsirin belli başlı kaynakları arasında Taberî’nin Câmiʿu’l-beyân’ı, Zemahşerî’nin el-Keşşâf’ı, Fahreddin er-Râzî’nin Mefâtîḥu’l-ġayb’ı ve Âlûsî’nin Rûḥu’l-meʿânî’si yer almaktadır. Ayrıca M. Reşîd Rızâ’nın derlediği Tefsîrü’l-Menâr’dan yapılan nakillere sıkça rastlanmaktadır. Sade bir dille kaleme alınan ve daha çok dirâyet tefsiri niteliği taşıyan eserde içtimaî tefsir özelliğinin bir yansıması olarak âyetlerin işaret ettiği toplumsal sorunlara da temas edilmiştir.

Abdülkādir el-Mağribî (1867-1956)

Tefsîru cüzʾi Tebâreke.

Seyyid Kutub (1906-1966)

Fî Ẓılâli’l-Ḳurʾân.

Seyyid Kutub başlangıçta, el-Müslimûn dergisinde “Fî Ẓılâli’l-Ḳurʾân” başlığıyla günlük olayları Kur’an ışığı altında ele aldığı seri makaleler yayımlamaya başlamış (Şubat 1952 – Temmuz 1952), bu makalelerin ilgi görmesi üzerine bir tefsir yazmaya karar vermiş, eseri 1959’da tamamlamıştır. Daha önce saf bir edebiyat denemesi niteliğinde olan eser bu baskıdaki yeniliklerle modern bir tefsir mahiyetini kazanır. Klasik tefsir geleneğinin de göz önünde tutulduğu eserde daha çok modern hermeneutik metodun kullanıldığı ve doğrudan doğruya günlük hayatın problemleriyle yoğurulan yeni bir Kur’an yorumunun sergilendiği görülür. Çünkü müellif “Kur’an’ın gölgesi”nde yaşamanın, sağladığı doyumsuz hazzın yanı sıra pratik faydalarını da göstermek azmindedir. Esas itibariyle dirâyet metodunu kullanan müfessir, edebiyatçı olmanın verdiği imkânlarla Kur’ân-ı Kerîm’in sahip olduğu zengin edebiyat materyallerini çok iyi değerlendirir.

Mevdûdî (1903-1979)

Tefhîmü’l-Ḳurʾân.

Mevdûdî, Tercümânü’l-Ḳurʾân’da 1942’den itibaren yayımlamaya başladığı Kur’ân-ı Kerîm tefsirini 1972’de tamamlamıştır. Müellif her sûreye bir giriş yazmış, bu bölümlerde sûrenin nüzûlünü, o dönemin şartlarını ve İslâm davetinin karşılaştığı zorlukları ele almıştır. Mevdûdî, tercümesinde Kur’an’ı serbest bir metot takip ederek anlaşılabilir bir dille aktardığını ifade eder. Eser Arapça, Türkçe ve İngilizce gibi birçok dile çevrilmiştir.

Muhammed Mustafa el-Merâgī

Mevdûdî

Seyyid Kutub

EDEBÎ TEFSİRLER

Kur’an’ın edebî yönünü ve ifade üstünlüğünü ön plana çıkarmayı amaçlayan eserlerdir.

Âişe Abdurrahman Bintü’ş-Şâtî (1913-1998)

et-Tefsîrü’l-beyânî li’l-Ḳurʾâni’l-Kerîm.

Dil bilimi ağırlıklı tefsir usulü ve tümevarım yöntemi kullanılarak hazırlanan eserde, âyetlerde geçen kelimelerin mânalarıyla aynı kelimenin diğer âyetlerde kazandığı anlamlar üzerinde özellikle durulmuştur.

Seyyid Kutub (1906-1966)

et-Taṣvîrü’l-fennî fi’l-Ḳurʾâni’l-Kerîm.

Muhammed Ahmed Halefullah (1916-1997)

el-Fennü’l-ḳaṣaṣî fi’l-Ḳurʾân.

Abdülkerîm Hatîb (1921-2008)

el-Ḳaṣaṣü’l-Ḳurʾânî fî manṭıḳıhî ve mefhûmihî.

İLMÎ TEFSİRLER

Tematik Kur’an tefsiri adı da verilir. Daha çok akademik kurumlarda Kur’an’ın tamamını tefsire yönelik çalışmaların yanında Kur’an’daki bir konuya dair âyetleri bütüncül bakış açısıyla incelemeye çalışan çok sayıda çalışma ortaya konulmuştur.

Muhammed b. Ahmed el-İskenderânî (ö. 1306/1889)

Keşfü’l-esrâri’n-nûrâniyye.

1290 (1873) yılında ilmî bir toplantıda kendisine “kitapta hiçbir şeyin eksik bırakılmadığını” ifade eden âyetin (el-En‘âm 6/38) ne anlama geldiğinin sorulması üzerine İskenderânî konuyu araştırmaya başlamış ve Kur’an’daki kevnî âyetlerin yorumunu içeren bu eserini ortaya koymuştur. Eser, taş kömürüne dair bir girişten sonra üç bölüm (bab) ve bir hâtimeden meydana gelmektedir. Birinci bölümde canlıların oluşumu, ikinci bölümde göklerin ve yerin yaratılışı, üçüncü bölümde bitkiler konusu ele alınmış, hâtimede ise bazı bitkilerin özellikleri ve tıptaki kullanımları hakkında bilgi verilmiştir. Keşfü’l-esrâr, müstakil olarak ilmî tefsir konusunu ele alan ilk çalışma olmanın yanı sıra âyetleri mushaf tertibine göre değil konularına göre açıklaması yönüyle de dikkat çeker.

Gazi Ahmed Muhtar Paşa (1839-1919)

Serâʾirü’l-Ḳurʾân fî tekvîni ve ifnâʾi ve iʿâdeti’l-ekvân.

Ahmed Muhtar Paşa, kendi döneminde astronomi ilmindeki en son gelişmelerle dinî bilgisini birleştirmek suretiyle hazırladığı bu eserinde Kur’ân-ı Kerîm’in müsbet ilimlere uygunluğunu ve gelişen ilimlerle asla çatışmadığını göstermek istemiştir. Bir mukaddime, üç bölüm ve bir hâtimeden oluşan eserde âlemin yaratılması ve hayatın başlaması, kıyamet günü ve yeniden yaratılış konuları, Kur’an’dan seçilen âyetlerin yeni astronomi telakkileri ve nazariyelerine göre yorumları yapılarak incelenmektedir.

Tantâvî Cevherî (1862-1940)

el-Cevâhir fî tefsîri’l-Ḳurʾâni’l-Kerîm.

Abdülazîz İsmâil (1889-1942)

el-İslâm ve’ṭ-ṭıbbü’l-ḥadîs̱.

Abdürrezzâk Nevfel (1917-1984)

el-Ḳurʾân ve’l-ʿilmü’l-ḥadîs̱.

el-İʿcâzü’l-ʿadedî li’l-Ḳurʾâni’l-Kerîm.

TEMATİK TEFSİRLER

Daha çok akademik kurumlarda Kur’an’ın tamamını tefsire yönelik çalışmaların yanında Kur’an’daki bir konuya dair âyetleri bütüncül bakış açısıyla incelemeye çalışan çok sayıda çalışma ortaya konulmuştur.

Mahmûd Şeltût (1893-1963)

Tefsîrü’l-Ḳurʾâni’l-Kerîm.

Mustafa Müslim

Mebâḥis̱ fi’t-tefsîri’l-mevżûʿî.

Abdüssettâr Fethullah Saîd

el-Medḫal ile’t-tefsîri’l-mevżûʿî.

Mevsûatu’t-tefsîr el-mevdû’î

Riyad merkezli “Merkezu tefsîr li’d-dirâsâti’l-Kur’âniyye” isimli Kur’an araştırmaları merkezi tarafından yürütülen proje kapsamında bir ulema meclisi tarafından hazırlanan bu eser, 37 ciltten oluşmakta ve 354 Kur’an konusu içermektedir.

***

Cemâleddin el-Kāsımî (1866-1914)

Meḥâsinü’t-teʾvîl.

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır (1878-1942)

Hak Dini Kuran Dili. 

Türkiye’de Batı örneğine uygun bir toplum ve devlet düzeni kurmayı hedefleyen, bu hedefe ulaşmak için yerli kültürü ve tarihî kimliği reddeden ve bu değerlerin aslî kaynağı olan İslâm’ı gelişmenin engeli olarak gören Batılılaşma sürecinin en hareketli ve en problemli döneminde yaşamış çok yönlü bir müderrisin, resmî talep üzerine söz konusu süreçte yaşanan gelişmelerin İslâm üzerinde yarattığı tartışmalara, ortaya çıkardığı dinî problem ve ihtiyaçlara Kur’an ve tefsiri açısından bir çözüm ve cevap olmak üzere hazırladığı, tahrip edilen İslâmî değerleri modern bilgilerle hazırlanmış yeni kalıplar içinde yerli yerine oturtma mücadelesi veren bir tefsir olarak dikkate değer bir çalışmadır.

Muhammed Tâhir İbn Âşûr (1879-1973)

et-Taḥrîr ve’t-tenvîr.

Otuz cilt halinde yayımlanan eserde (Tunus 1978, 1984), çeşitli tefsir meselelerinin ele alındığı 130 sayfalık bir mukaddimeden sonra mushaftaki sıraya göre âyetler tefsir edilmiş, belâgat nükteleri açıklanmış, önceki müfessirlerin işaret etmedikleri bazı hususlara yer verilerek hem klasik hem de çağdaş anlayış ortaya konulmaya çalışılmıştır.

İzzet Derveze (1888-1984)

et-Tefsîrü’l-ḥadîs̱.

Derveze’nin bu tefsiri, sûrelerin nüzûl sırasına göre düzenlenmiştir.

Haseneyn Muhammed Mahlûf  (1890-1990)

Ṣafvetü’l-beyân li-meʿâni’l-Ḳurʾân.

Muhammed Âbid el-Cabirî (1936-2010)

Fehmü’l-Ḳurʾâni’l-Ḥakîm.

Üç ciltlik Kur’an tefsiridir. Nüzûl sırasına ve sîretin seyrine paralellik esasına göre yazılmış, biçimi ve içeriği bakımından özgün bir tefsirdir.

Cemâleddin el-Kāsımî
Muhammed Âbid el-Câbirî
Elmalılı Muhammed Hamdi

TEFSİR USULÜ ve KUR'AN İLİMLERİ

Mukātil b. Süleyman (ö. 150/767)

el-Vücûh ve’n-neẓâʾir.

Birden fazla anlama gelen 185 kelimenin Kur’an’da hangi mânalarda kullanıldığını inceleyen eser daha sonra aynı konuda yapılan çalışmalar için kaynak olmuştur.

Haris el-Muhâsibî (ö. 243/857)

Fehmü’l-Ḳurʾân ve maʿnâhu.

Kitapta Kur’an’ın anlaşılması, üstünlükleri, Allah’ın sıfatları, isimleri, ilâhî irade, nesih, Kur’an’ın mahlûk olup olmadığı, değişik fırkaların görüşleri ve bunların yanlışlıkları gibi konular üzerinde durulmuştur. Yapılan araştırmalar, birden çok Kur’an ilmini bir araya toplayıcı mahiyette kaleme alınan bu eserin sahasında yazılan ilk eser olduğunu ortaya koymaktadır.

Ebü’l-Hasan el-Eş‘arî (ö. 324/935-36)

el-Muḫtezen fî ʿulûmi’l-Ḳurʾân.

Kâdî Abdulcebbâr (ö. 415/1025)

Müteşâbihü’l-Ḳurʾân.

el-Hûfî (ö.430/1038)

el-Burhân fî Ulûmi’l-Ḳur’ân.

Ali b. İbrahim b. Sa’îd el-Hûfî tarafından yazılan bu eser, görebildiğimiz kadarıyla “ulûmu’l-Kur’an tabirinin ilk olarak kullanıldığı eserdir. Subhî es-Sâlih ve ez-Zerkânî gibi bazı araştırmacıların belirttiğine göre, bu eser esasen 30 cilt olarak kaleme alınmış, ancak günümüze yalnızca 15 cildi yazma olarak ulaşabilmiştir. Tefsir usûlü ve Kur’ân ilimlerinden konularına yer veren bir Kur’ân tefsiri olduğu da düşünülmüştür.

İbnûl-Cevzî (ö. 597/1201)

Fünûnu’l-efnân.

Usûlün önemli konuları büyük bir titizlikle ele alındığı bu eser, tefsir usûlü ilminin önemli eserlerinden birisidir. Birinci bölümde mushaf bilgileri yanında, müteşâbih, müşkil, nâsih-mensûh, garîbu’l-Kur’ân, el-vucûh ve’n-nezâir gibi Kur’ân ilimleri ve tefsirle ilgili bilgiler verilmiş, ikinci bölümde ise dil kuralları incelenmiştir.

İbn Teymiyye (ö. 652/1254)

Mukaddime fî Usûli’t-tefsîr.

Ebû Şâme el-Makdisî (ö. 665/1267)

el-Mürşidü’l-vecîz.

et-Tûfî (ö. 716/1316)

el-İksîr fî ilmi’t-tefsîr.

Müellif eserinde daha ziyade meânî ve beyân ilimleri üzerinde durmuştur. Tek ciltlik bir eserdir.

ez-Zerkeşî (ö. 794/1392)

el-Burhân fî Ulûmi’l-Ḳur’ân.

Müellif, söz konusu kitabın mukaddimesinde, kendisinden önceki alimlerin, Kur’ân ilimlerinin bütün konularını bir araya toplayıcı mahiyette kapsamlı eserler kaleme almadıklarından söz ederek, kendisinin ihtiyaca cevap vermek üzere bu kitabı yazdığını ifade etmektedir. Eser 47 bölümden oluşmaktadır. el-Burhân, muhtevasındaki zenginlik, üslûbundaki letafet, kaynakların çokluğu ve konuların işleniş tarzı bakımından, tefsir usûlü sahasında kaleme alınan eserler içerisinde ilk sırayı almaktadır.

Kâfiyeci (ö. 879/1474)

et-Teysîr fî ḳavâʿidi ʿilmi’t-tefsîr.

Süyûtî’nin de hocası olan Osmanlı âlimi Kâfiyeci, söz konusu eserini iki bölüm olarak kaleme almıştır.

es-Suyûtî (ö. 911/1505)

el-İtḳān fî ʿulûmi’l-Ḳurʾân.

Muhteva bakımından oldukça zengin olan bu eserin tertibi kendi zamanındaki alışılagelmiş usullere uygundur. Müellif, el-Burhân’dan birçok alıntı yapmış, bu eserin metodunu büyük ölçüde takip etmiştir. Eserde ele alınan konularla ilgili yazılmış müstakil eserlere de yer verilmiş ve böylece tefsir usûlü tarihi de yer yer kitapta işlenmiştir. İki ciltten oluşan bu eser, tefsir sahası alanında el-Burhân’dan sonra önemli bir kaynaktır. Eser “Kur’ân İlimleri Ansiklopedisi” adı altında Türkçe’ye tercüme edilerek neşredilmiştir.

ed-Dihlevî (ö. 1176/1762)

el-Fevzu’l-kebîr fî usûli’t-tefsîr.

Çeşitli baskıları ve tercümeleri bulunan Farsça muhtasar bir eserdir.

ez-Zurkânî (ö. 1367/1948)

Menâhilü’l-ʿirfân fî ʿulûmi’l-Ḳurʾân.

Menâhil, esas itibariyle Mısır Üniversitesi Usûlü’d-dîn Fakültesi öğrencileri için bir ders kitabı olarak kaleme alınmıştır. Ancak ilk olarak 1943 senesinde yayımlandıktan sonra müellif tarafından üzerinde yeniden çalışılarak, bilimsel araştırma yapma durumunda olan kimselerin akademik düzeydeki ihtiyaçlarını karşılayacak seviyeye getirilmiştir. Kur’ân tarihi ve önemli görülen bazı Kur’ân ilimlerinin ele alındığı bu eserin, kendinden önce yazılanlardan farklı sayılabilecek iki özelliğinden biri, ele aldığı konuları ayrıntılara inerek anlatması, diğeri de birtakım muhtemel şüphe ve itirazlara yer vererek onları, yerine göre naklî, yerine göre aklî delillerle cevaplandırmasıdır. Söz konusu eser iki ciltten ibarettir.

ez-Zehebî (1915-1977)

et-Tefsîr ve’l-Mufessîrûn.

Eser iki ciltten meydana gelmektedir. Eserde Hz. Peygamber, ashâb ve tabiunun tefsirdeki yeri ele alınarak bazı meşhur müfessirlerin hayatları anlatılmış ve tefsirlerden örnekler verilmiştir. Tefsirin tedvin ve te’lif dönemine yer verilmek suretiyle rivayet ve dirayet tefsirinin özellikleri ele alınmış, örnek olarak seçilen tefsirler geniş biçimde tanıtılmıştır. Şia, İmamiyye, Batıniyye, Babiyye, Bahaiyye, Zeydiyye ve Havaric gibi mezheplerin kendi eğilimleri doğrultusunda yazmış oldukları tefsirler ve işari tefsir ekolü incelenmiştir. Eserde aynı zamanda ilmî tefsir ekolü de geniş bir tenkid ve tahlille ele alınmıştır.

Mennâu’l-Kattân (1925-1999)

Mebâḥis̱ fî ʿulûmi’l-Ḳurʾân.

Kur’ân ilimleri ve tefsir tarihi gibi tefsir usûlü ilminin üç temel konusunu ele alıp genişçe inceleyen eser, kolay ibârelere ve akıcı bir üslûba sahiptir.

Subhi es-Sâlih (1926-1986)

Mebâhis fî Ulûmi’l-Kur’ân.

Müellif bu eserinde, Kur’ân’ın cemi, istinsahı ve el-ahrufu’s-seb’a gibi konuları inceleyerek Kur’ân tarihine, ardından da esbabu’n-nüzûl, ilmu’l-Mekkî ve’l-Medenî, fevâtîhu’s-süver, kıraat, nâsih ve mensûh, resmu’l-Kur’ân, muhkem- müteşâbih gibi konuları ele alarak Kur’ân ilimlerine yer vermiştir. Mebâhis’te ayrıca tefsir usûlünün önemli bir bölümü olan tefsir tarihi üzerinde de durulmuştur. Kendi alanında yazılmış eserlerden farklı bir görünüm arzetmektedir. Mebâhis’i diğer usûl kitaplarından ayıran en önemli faktör, taihi konuları işlerken müellifin, müsteşriklerin görüşlerine de yer verip zaman zaman onları tenkide tabi tutmasıdır.

BATI'DA KUR'AN ve TEFSİR'E DAİR YAPILMIŞ BAZI ÇALIŞMALAR

Ignaz Goldziher (1850-1921)

Die Richtungen der Islamischen Koranauslegung (İslâm Tefsir Ekolleri)

Louis Massignon’un “Goldziher’in şaheseri” diye nitelendirdiği kitap şu konuları ihtiva etmektedir: Kur’an tefsirinde ilk basamak, hadislerle tefsir, kelâmî tefsir, tasavvufî tefsir, dinî fırkaların Kur’an’ı tefsiri, yakın devirlerin tefsiri.

Rudi Paret (1901-1983)

Kur’ân Üzerine Makaleler.

Ömer Özsoy’un derleyip tercüme ettiği bu eserde, usul-ü tefsir açısından bakıldığında, yeni bir bilimsel Kur’ân tercümesinin planı, tarihte ve günümüzde Kur’ân ve bir tarih kaynağı olarak Kur’ân gibi birkaç konu yer almış olsa da, müellifin tevbe, cihâd, kader, en-necm ve es-Samed gibi bazı Kur’ânî kavramlarla ilgili yazmış olduğu makalelerde oldukça ilginç değerlendirmeler bulunmaktadır.

T. Nöldeke (1836-1930) – F. Schwily

Kur’ân Tarihi.

Bu eserde, Kur’ân’ın toplanması, ilk Kur’ân derleyicileri, ilk halifeler zamanında popüler Kur’ân bilgisi, hususî Mushaf yazan sahabiler, Zeyd b. Sâbit’in Kur’ân’ı derlemesi, ilk derlemenin biçim ve içeriği, Kur’ân metninin çoğaltılması ve mukattaa harfleri gibi usûlün temel konuları üzerinde durulmaktadır.

H. Hirschfeld (1903-2003)

New Researches into the Composition and Exegesis of the Qoran.

Arthur Jeffery (1893-1959)

The Foreign Vocabulary of the Quran.

Jacques Jomier (1914-2008)

The Bible and the Koran.

T.B Irving (1914-2002)

Kur’an Temel İlkeler.

Wansbrough (1928-2002)

Quranic Studies: Sources and Methods of Scriptural Interpretation.

Angelika Neuwirth

Zum neueren Stand der Koranforschung.

Andrew Rippin (1950-2016)

The Present Status of Tafsir Studies.

Approaches to the History of the Interpretation of the Qur’an (ed. Andrew Rippin).

Abraham I. Katsh (1908-1998)

Judaism in Islam: Biblical and Talmudic Backgrounds of the Qur’an and its Commentaries.

M. Watt

Bell’s Introduction to the Qur’ān (Kur’an’a Giriş).

Stefan Wild

Mensch, Prophet und Gott in Koran: Muslimische Exegeten des 20. Jahrhunderts und das Menschenbild der Moderne.

Walid a. Saleh

The Formation of the Classical Tafsīr Tradition: The Qurʼān Commentary of Al-Thaʻlabī (D. 427/1035)  (2004)

Seyyid Hüseyin Nasr (ed.), Caner Dağlı, Maria Dakake, Joseph Lumbard

The Study Qur’an: A New Translation and Commentary (2015).

Seyyid Hüseyin Nasr liderliğindeki bir grup ilim adamı tarafından dokuz yıl süren çalışma sonucunda ortaya konan 2000 sayfalık bu eser, The HarperCollins Study Bible veya Jewish Study Bible gibi eserlerin muadili olarak hazırlanmış gözükmektedir. Fakat The Study Qur’an’da, ayetlerin bazen birkaç sayfa uzunluğuna varan tefsiri, bu eserlere göre daha ön plana çıkmaktadır. Farklı özgeçmişlere sahip Müslüman alimler tarafından yazılan ve ekümenik bir yapıya sahip bu çalışma, üç bölümden oluşmaktadır: ayetlerin meali, her bir sure için bir giriş yazısı ile birlikte ayetlerin tefsiri, ve Kur’an ile ilgili konularda kaleme alınmış on beş makale. The Study Qur’an; meal, tefsir ve makalelerin yanında çeşitli haritalar ve başka ilmi materyaller de içermektedir.

Massimo Campanini

Philosophical Perspecives on Modern Qur’anic Exegesis (2016).

Harald Motzki

Reconstructing a Source of Ibn Isḥāq’s Sīra and Early Qurʾān Exegesis: A Study of Early Ibn ʿAbbās Traditions (2017).

Gabriel Said Reynolds

The Qur’an and the Bible: Text and Commentary (2018).

Ignaz Goldziher
William Montgomery Watt
Theodor Nöldeke

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir