58 kez görüntülendi.

Halef b. Ahmed eş-Şâtıbî

Ḳāsım b. Fīrruh  b. Ḫalef b. Aḥmed er-Ruʿaynī el-Endelusī eş-Şāṭıbī 538/1143 yılında Şāṭıbe’de a‘ma olarak doğmuştur.    Şāfiʿī mezhebine mensuptur.  Ancak İbn Ferḥūn (799/1397) onu Mālikī alimleri içeren ed-Dībācu’l-muẕheb adlı tabakat eserinde zikretmiştir.  Ḳasṭallānī (ö. 923/1517) bu durumu değerlendirmiş, Şāṭıbī’nin ilk olarak Mālikī mezhebini benimsediğini fakat daha sonra Şāfiʿī mezhebini tercih etmiş olabileceğini ifade etmiştir.  […]

Şeyhü’l-Müerrihîn: Ebu Ca’fer Muhammed B. Cerir B. Yezid El-Amuli Et-Taberi

İslam tarih yazıcılığının önemli simalarından olan Taberî’nin, 224/839 yılının sonunda 225/ 839 yılı başında Taberistan’ın Âmul bölgesinde doğduğu kaynaklarda belirtilmektedir. Orta halli bir aileye mensup olan Taberî’ nin doğumu, ailesinin Herat ırmağı yakınlarındaki evinde gerçekleşmiştir. Âmul’de doğması hasebiyle “Âmulî”, Taberistanlı olması hasebiyle de “Taberî” nisbeleriyle bilinmektedir. Bunlara ek olarak uzun bir süre Bağdat’ta ikamet etmesi […]

“Sizi Rahatsız Etmeye Geldim!” | Ali Şeriati

Ali Şeriati, Cemil Meriç’in 1979’da kaleme aldığı “Göller Bölgesinde Bir Ada” başlıklı köşe yazısıyla ülkemizde tanınmaya başladı. Kitapları, 1980’li yıllarda ülkemizdeki Müslüman okura coşkulu bir İslam Tarihi okumasının imkânını gösterdi ve ilgiyle karşılandı. Hakkında çok sayıda yazı ve kitap kaleme alındı, konferanslar ve sempozyumlar düzenlendi. Bazen “düşünce ve eylem insanı” olarak, bazen de “Müslüman ütopist” […]

Sarıklı İhtilalci: Ali Suâvi

Ali Suâvi, İstanbul’lu bir kadın ile Viranşehir’li ümmî bir adamın oğlu olarak Tanzimat Fermanı’nın ilan edildiği 1839 yılının Ağustos ayında, İstanbul’un Cerrahpaşa semtinde dünyaya geldi. Babası Hüseyin Ağa haksızlık ve adaletsizlik karşısında tahammülü olmayan, asi bir tipti ve kendisini tanıyanlar da bunun bilincindeydi. Hatta Suâvi’nin babası hakkında söylediği şu söz onun ne kadar fevrî bir […]

İlk Şeyhülislam: Molla Fenârî

Molla Fenârî Osmanlı Devleti’nin ilk Şeyhülislâmıdır. Aklî ve naklî ilimlerin çoğunda kaleme almış olduğu eserler ile döneminin en büyük âlimi olarak kabul edilmiş, Osmanlı Devleti’nin kuruluş devrinde medreselerde okutulacak eserleri ve fikirleriyle tarihteki yerini almıştır. Fahreddin Râzî’den gelen icâzetnâme geleneğini Osmanlı ilmîyesine taşımakla birlikte, İbnü’l-Arabî geleneğindeki vahdet-i vücûd anlayışını benimseyerek hem ilmî birikimi hem de […]

Secdede Vuslata Eren Hayat: Babanzâde Ahmet Nâim Efendi

Mustafa Zihni Paşa (1850-1929) ve İclâl Hanım’ın (v. 1953) mahdumu, din bilgini, fikir adamı, Dâru’l-Funûn felsefe grubu hocası ve mütercim Babanzâde Ahmet Nâim Efendi babasının görevi sırasında 1873 yılında Bağdat’ta doğmuştur. Bağdat’ta Mekteb-i İbtidaî ve Rüştiyesini bitirdikten sonra İstanbul’a geldi. Burada Galatasaray Sultanisi (1891) ve Mülkiye Mektebi’nden yüksek bir dereceyi ifade eden “aliyyülâlâ” derecesiyle 1894 […]

Bir Münekkit Âlim: İmam Birgivî

Medreselerde okutulan meşhur nahiv kitaplarıyla ve zamanındaki bazı olayları eleştirmesi ile bilinen bu alimin asıl adı Takıyyüddin Mehmet olup 929/1523 tarihinde Balıkesir’deki bir köyde dünyaya gelmiştir. Babası Pir Ali Bey ilmi ve takvası ile tanınan bir alimdi. Kendisi de ilk eğitimini ondan aldı. Daha sonra İstanbul’a gidip Küçük Şemseddin Efendi, Ahizade Mehmet Muhiddin Efendi ve […]

Örnek Bir Müslüman: Muhammed Hamîdullah

İlahiyat lisans yıllarında öğrencilerin elinin altında her daim bulunan, siyer dersinin başucu kitaplarından birisidir İslâm Peygamberi adlı eser.  Bu kitap sayesinde benim de kendisini tanıdığım Muhammed Hamîdullah, çok yönlü, hayatını ilme adamış, zaman zayiatı yapmaktan korkan ve Allah’ın kendisine bahşettiği nimetleri O’nun rızası doğrultusunda kullanmayı kendine düstur edinmiş bir âlim olmasıyla Müslümanlar için bir örneklik […]

Fikirden İnşaya Derin Bir Telakki: Turgut Cansever

“İnsanın dünyadaki vazifesi dünyayı güzelleştirmektir.” Turgut Cansever bilge, fikir adamı ve mimar. Tevhidî mimarlık telakkisi, sonsuz mekân tasavvuru, tefekkür ve inşayı birbirine mezcetmesi ile “Bilge Mimar” olarak anılır. Mimariye bir dünya görüşü olarak bakar. Bu görüş insanın dünyadaki vazifesinin dünyayı güzelleştirmek olduğu şeklindeki İslami telakkiye dayanır. Dünya güzel yaratılmıştır ve insan Allah’ın yarattığı bu güzel […]

Son Osmanlı Âlimi: İmam Kevserî

*Bu yazının gayesi Muhammed Zâhid el-Kevserî’nin yalnızca hayat hikayesine ışık tutmak ve okuru sathî düzeyde malumat sahibi kıldıktan sonra hakkında araştırma yapmaya sevk etmektir. Umarız ki eserlerini, fikirlerini ve tesirlerini de kapsayacak bir çalışmayla böylesi müstesna bir zatı tasvir etmenin ancak tez ve kitaplarda mümkün olabileceği okuyucu indinde de müsellemdir Kırım’ın Müslüman milletleri, her ne […]

Immanuel Kant’ın Hayatı ve Bilgi Kuramı Üzerine Tasvirî Bir Anlatı Denemesi

* “Kavramlar algı olmaksızın boştur, algı da kavram olmaksızın kördür.”  “Dünyayı olduğu gibi değil; olduğumuz gibi algılarız.”  *  Modern Batı düşüncesinin zirve ismi Immanuel Kant olarak kabul edilir. Hem aydınlanmanın kendisinde karar kıldığı düşünür olması hem de klasiğe yönelik eleştirilerin bir bütün olarak ifade edildiği ve sistemleştirildiği aşamayı temsil etmesi sebebiyle Batı düşüncesi söz konusu […]

Şeyhülislâm Musa Kâzım Efendi

II. Abdülhamid döneminde Tercüman-ı Hakikat, II. Meşrutiyet sonrasında ise Sırat-ı Müstakim dergilerinde yayınladığı dinî, siyasî ve toplumsal yazılarıyla Osmanlı uleması içinde modernist kimliğiyle ön plana çıkan Musa Kâzım Efendi, 1858 yılında Erzurum Tortum’da dünyaya geldi. İlk öğrenimini burada tamamladıktan sonra Balıkesir’e, dedesi Nureddin Efendi’nin yanına, İslamî ilimler tahsili için gitti. Daha sonra İstanbul’da Kazasker Eşref […]

Röportaj | Abdülkadir Macit ile Muhammed Hamidullah Üzerine

Abdulkadir hocam, hoşgeldiniz. Yeni kitabınız hayırlı olsun. Bizleri kırmayıp teklifimizi kabul ettiğiniz için marmarailahiyat.com ailesi adına sizlere teşekkür ederiz. Hoşbulduk efendim. Değerli hocam, niçin Muhammed Hamidullah’ı çalışmayı ve yazmayı tercih ettiniz? Kendisini modern dönemin diğer âlimlerden farklı kılan husus nedir? Muhammed Hamidullah’ı çalışmayı ve yazmayı iki sebep üzerinden izah edebilirim. Birincisi İslam Tarihi ve Siyer […]

İstanbul’da Bir Tütüncünün Hikayesi: Serduhani Mehmet Halis Efendi

Hikayemiz 1877’de Osmanlı-Rus Harbi sebebiyle iki kardeşin Erzincan’dan  İstanbul’a gelmesiyle başlıyor. O dönemde tütün tüketimi, tütünlerin köylerden getirilip harmanlanması, kıyılması ve sokaklarda satışa sunulması şeklinde gerçekleşiyordu. Bu iki kardeş, Mehmet ve Yusuf Efendi de sokaklarda bu usulde tütün satmaya başlıyorlar. Ellerinde terazi İstanbul’u sokak sokak dolaşan bu iki kardeş dönemin şartlarında geçimlerini zar zor idare […]