63 kez görüntülendi.

İlk Şeyhülislam: Molla Fenârî

Molla Fenârî Osmanlı Devleti’nin ilk Şeyhülislâmıdır. Aklî ve naklî ilimlerin çoğunda kaleme almış olduğu eserler ile döneminin en büyük âlimi olarak kabul edilmiş, Osmanlı Devleti’nin kuruluş devrinde medreselerde okutulacak eserleri ve fikirleriyle tarihteki yerini almıştır. Fahreddin Râzî’den gelen icâzetnâme geleneğini Osmanlı ilmîyesine taşımakla birlikte, İbnü’l-Arabî geleneğindeki vahdet-i vücûd anlayışını benimseyerek hem ilmî birikimi hem de […]

Bir Münekkit Âlim: İmam Birgivî

Medreselerde okutulan meşhur nahiv kitaplarıyla ve zamanındaki bazı olayları eleştirmesi ile bilinen bu alimin asıl adı Takıyyüddin Mehmet olup 929/1523 tarihinde Balıkesir’deki bir köyde dünyaya gelmiştir. Babası Pir Ali Bey ilmi ve takvası ile tanınan bir alimdi. Kendisi de ilk eğitimini ondan aldı. Daha sonra İstanbul’a gidip Küçük Şemseddin Efendi, Ahizade Mehmet Muhiddin Efendi ve […]

Örnek Bir Müslüman: Muhammed Hamîdullah

İlahiyat lisans yıllarında öğrencilerin elinin altında her daim bulunan, siyer dersinin başucu kitaplarından birisidir İslâm Peygamberi adlı eser.  Bu kitap sayesinde benim de kendisini tanıdığım Muhammed Hamîdullah, çok yönlü, hayatını ilme adamış, zaman zayiatı yapmaktan korkan ve Allah’ın kendisine bahşettiği nimetleri O’nun rızası doğrultusunda kullanmayı kendine düstur edinmiş bir âlim olmasıyla Müslümanlar için bir örneklik […]

Röportaj | Abdülkadir Macit ile Muhammed Hamidullah Üzerine

Abdulkadir hocam, hoşgeldiniz. Yeni kitabınız hayırlı olsun. Bizleri kırmayıp teklifimizi kabul ettiğiniz için marmarailahiyat.com ailesi adına sizlere teşekkür ederiz. Hoşbulduk efendim. Değerli hocam, niçin Muhammed Hamidullah’ı çalışmayı ve yazmayı tercih ettiniz? Kendisini modern dönemin diğer âlimlerden farklı kılan husus nedir? Muhammed Hamidullah’ı çalışmayı ve yazmayı iki sebep üzerinden izah edebilirim. Birincisi İslam Tarihi ve Siyer […]

İstanbul’da Bir Tütüncünün Hikayesi: Serduhani Mehmet Halis Efendi

Hikayemiz 1877’de Osmanlı-Rus Harbi sebebiyle iki kardeşin Erzincan’dan  İstanbul’a gelmesiyle başlıyor. O dönemde tütün tüketimi, tütünlerin köylerden getirilip harmanlanması, kıyılması ve sokaklarda satışa sunulması şeklinde gerçekleşiyordu. Bu iki kardeş, Mehmet ve Yusuf Efendi de sokaklarda bu usulde tütün satmaya başlıyorlar. Ellerinde terazi İstanbul’u sokak sokak dolaşan bu iki kardeş dönemin şartlarında geçimlerini zar zor idare […]