• 2006 Seçimlerine Giden Yolda Hamas ve El-Fetih Ayrışması

    2006 Seçimlerine Giden Yolda Hamas ve El-Fetih Ayrışması

    Neredeyse yüzüncü senesini dolduracak olan Filistin-İsrail meselesi, sorunların ortaya çıktığı ilk günden bu yana çok boyutlu incelenmesi gereken, çözümü zor çatışma bölgeleri grubuna girer. Filistin Meselesi küresel güçlerin sahada verdiği savaş kadar kendi ürettiği iç dinamiklerin de mücadelesine sahne olmuştur. Bu sebeple küresel sistemler kadar iç yapılanmanın da bilinmesi gerekir. Özellikle 20. yy ile başlayan […]Devamını oku »
  • Semavî Dinlerde Kıble Anlayışı ve Kudüs

    Semavî Dinlerde Kıble Anlayışı ve Kudüs

    ‘’Kıble, Yahudilerin, Hıristiyanların, Müslümanların ve diğerlerinin ibadet esnasında döndükleri yöndür. Kıble konusundaki eski Yahudi uygulamasına ve ona atfedilen öneme Daniel Kitabı’nda (6/10) rastlanır. Hıristiyan kilise binalarındaki yön geleneği, kökenlerini Yahudi sinagoglarının Kudüs’teki Mabed’e doğru coğrafî olarak yönlendirilişinden ziyade, Greko-Romen mabetlerinin doğuya doğru kozmik yönlendirilişinde bulur. Birkaç küçük istisna dışında ilk Hıristiyan kiliseleri doğu-batı ekseninde yönlendirilmişlerdir. […]Devamını oku »
  • Mutasavvıflar Şehri Kudüs ve Beş Zaviye

    Mutasavvıflar Şehri Kudüs ve Beş Zaviye

    Yüce Rabbimiz’in Kuran-ı Kerim'de “etrafını bereketlendirdiğimiz yer” olarak bahsettiği Mescid-i Aksa’da bereketin büyük bir kısmının buradaki tasavvufi hayata aksettiği yadsınamaz bir gerçektir. İslam’ın zahir ve batın hükümleri çerçevesinde yaşanan manevi ve deruni hayat tarzı olan tasavvuf, Kudüs’ün Müslümanlar tarafından 638’de fethedilmesiyle birlikte bu bölgede yoğunlaşmıştır. Miraç hadisesinin bu şehirde yaşanmasına binaen sufiler için büyük önem […]Devamını oku »
  • الحركة العلمیة الیهودیة في العصر الأموي

    الحركة العلمیة الیهودیة في العصر الأموي

    النشاط العلمي للیهود قبل الإسلام افتتح المسلمون خلال مسیرة فتوحاتهم كلا من العراق ومصر وبلاد الشام، وأصبحت مدن هذه البلاد مراكز علمیة رائدة لسنوات طویلة. قدم الیهود الى أراضي المسلمین بعدما هُجروا من قبل السریانیین – 722قبل المیلاد- ومن قبل ملك البابلیین نبوخذ نصر – 522قبل المیلاد- الذي هدم لهم هیكلهم الأول ثم هجّرهم واستهدف […]Devamını oku »
  • Antik Bir Sembol: Davut Yıldızı

    Antik Bir Sembol: Davut Yıldızı

    Eski çağlardan bu yana insan görülmeyen hakikati var olanda ezelileştirmek için çeşitli sembollere başvurmuştur. Soyut olanın kuvvetlendirilmesi ve anlaşılır kılınması sembollerle mümkündür. Bu sembollerden biri de altı köşeli yıldız heksagramdır. Heksagramın ilk defa kimler tarafından kullanıldığı bilinmemekle birlikte ilk kalıntılarına İskandinavya’da Taş Devri’nden kalma toprak bir kasede rastlanır. (Güney Afrika Cape Town‘da Orta Taş dönemine […]Devamını oku »
  • İki Düşman Ülke, Bir Ortak Ajan: Ashraf Marwan’ın Bilinmeyen Hikayesi

    İki Düşman Ülke, Bir Ortak Ajan: Ashraf Marwan’ın Bilinmeyen Hikayesi

    İsrail’in kurulmasından önce ve kurulduktan sonra kendisine en büyük tehditlerden biri olarak gördüğü Mısır, Camp David anlaşması ile beraber Arap Devletleri arasında İsrail’i ilk tanıyan devlet unvanını elde etmiştir. Mısır’ın İsrail’i tanımasına iten bu süreçte bir isim var ki, yaptıklarıyla bu iki ülke arasındaki ilişkilerin sil baştan değişmesine yol açmıştır. Hem Mısır’ın hem de İsrail’in […]Devamını oku »
  • Siyonizme Açılan Kapı: Dreyfus Davası

    Siyonizme Açılan Kapı: Dreyfus Davası

    Dreyfus Davası, suçsuz olmasına rağmen dini kimliğinden ötürü casuslukla yaftalanan Alfred Dreyfus etrafında dönmektedir. 19. Yüzyılda yenilgiler, iflaslar, başarısızlıklar silsilesi içerisinde olan Fransa, toplumsal arınmayı sağlamanın en kolay yolu olarak bir “haini” hedef göstermiş, bu hainin de bir Yahudi olduğuna kanaat getirmişti. 1894 Fransa’sında yaşanan bu olay dünya tarihinin önemli kırılma noktalarından biriydi. O sıralarda […]Devamını oku »
  • Osmanlı’nın Kudüs’teki Yardım Eli: Haseki Sultan İmareti

    Osmanlı’nın Kudüs’teki Yardım Eli: Haseki Sultan İmareti

    Osmanlı hakim olduğu topraklar, izlediği siyaset farklı coğrafyalara, dinlere, dillere, ırklara kucak açması ve inşa ettiği medeniyet ile dünyaya bir örnek teşkil etmiştir. Osmanlı medeniyetinin barındırdığı en önemli unsurlardan birisi vakıf kültürüdür. Bu kültür o derece gelişmiş ve kapsamlı hale gelmiştir ki; padişahlar, valide sultanlar, paşalar halkın sıkıntısını çözecek, insanlara merhametiyle umut olacak, şehri ihya […]Devamını oku »
  • Konya’dan Kudüs’e Bir Yol: Kudüs Mevlevihanesi

    Konya’dan Kudüs’e Bir Yol: Kudüs Mevlevihanesi

    Kudüs’ün tarih boyunca çeşitli dinler ve kültürler için büyük önem arz ettiği izahtan vareste bir konudur. Buna mukabil geçmişten günümüze birtakım din ve topluluklar bu topraklarda kendi kültür ve medeniyetlerinin sözcüleri olmuşlardır. Örneğin Haçlılar şehre hakim oldukları sürece Bizans ve Hristiyan kültürünü; Osmanlılar da hakimiyetleri boyunca Türk-İslam kültürünü yaymaya ve korumaya çalışmışlardır. Bu kültürü yayma […]Devamını oku »
  • Bir Milletin Sürgünü: Nekbe

    Bir Milletin Sürgünü: Nekbe

    15 Mayıs 1948, bu tarih Filistin halkı için “Büyük Felaket” diğer adıyla “Nekbe Günü (يوم النكبة)”, İsrail için bağımsızlığını ilan, “halksız vatanda” kurdukları devlet demektir. Bugün Nekbe’nin üzerinden tam 71 yıl geçmesine rağmen Filistin halkı hala felaketin etkisi altındadır. Filistin halkı işgali Nekbe (Felaket) olarak isimlendirmiştir. Bu isim dahi halkın işgale bakış açısını özetler niteliktedir. […]Devamını oku »
  • Filistin Kurtuluş Örgütü ve Yaşadığı Eksen Değişikliği

    Filistin Kurtuluş Örgütü ve Yaşadığı Eksen Değişikliği

    Filistin mücadelesi dediğimizde üzerinde en çok durulması gereken konulardan biri hiç şüphesiz Filistin Kurtuluş Örgütü’dür. Mücadelenin dünü, bugünü ve yarınına baktığımızda FKÖ’nün doğru analiz edilmesi, Filistin’in dinamiklerine dair doğru çözümlemeler yapılmasına sebep olacaktır. Günümüzde yapılan en büyük yanlışlardan biri de hem FKÖ’yü, hem de onun gerek halk gerek dünya kamuoyunda bulduğu karşılığı doğru yorumlayamamaktır. Halk […]Devamını oku »
  • Osmanlı Orta Doğu Stratejisinin Bir İzdüşümü: Selahaddin Eyyûbî Külliye-i İslamiyesi

    Osmanlı Orta Doğu Stratejisinin Bir İzdüşümü: Selahaddin Eyyûbî Külliye-i İslamiyesi

    Osmanlı Devleti’nin Kudüs hâkimiyeti 1516 yılında Yavuz Sultan Selim’in Mısır seferi neticesinde başlamış; İngilizlerin 1917’deki işgali ile son bulmuştur. Osmanlı’nın Kudüs’teki dört yüz yıllık mevcudiyeti, tavsif edilemez barış ve huzur ortamını da beraberinde getirmiştir. Devletin “millet sistemi”ni esas alan ve toplumun birliğini, beraberliğini önceleyen politikası müreffeh ortamın devamlılığını sağlamıştır. XIX. yüzyıla gelindiğinde Osmanlı’nın bir arada […]Devamını oku »
  • Osmanlı’nın Kudüs’teki İlk Eseri: Sultan Süleyman Camii (Hz. Davud Makamı ve Son Yemek Kilisesi)

    Osmanlı’nın Kudüs’teki İlk Eseri: Sultan Süleyman Camii (Hz. Davud Makamı ve Son Yemek Kilisesi)

    Sultan Süleyman Camii veya günümüzdeki ismiyle Hz. Davud Türbesi ve Son Akşam Yemeği Odası, Kudüs’ün Zion Kapısı’nın çıkışında ve Zion Dağı’nın üzerinde bulunan kolektif bir yapıdır. Buranın ilk katında Hz. Davud’un mezarı, ikinci katında ise Hz. İsa’nın havarileri ile son akşam yemeğini yediği oda bulunmaktadır. Bu yapı Müslümanlar, Fransiskenler ve Yahudiler için önemli mekanlardan biridir. […]Devamını oku »
  • Kudüs Arap Birliğinin Neyi Olur

    Kudüs Arap Birliğinin Neyi Olur

    Aynı realiteye yüklenen farklı manalar, özellikle son yüzyılına baktığımızda belki de Filistin meselesinin aşılamamış en büyük virajı olarak göze çarpmaktadır. Kendimizi ve ötekimizi doğru konumlayamadan atılan her adım, bir çığ gibi büyüyerek çözmesi daha zor problemlerle bizi baş başa bırakıyor. Bu yazının ve bu başlığın atılma sebebi de naçizane bu konudan duyduğum üzüntüyü dile getirme […]Devamını oku »
  • Antik Bir Dili Canlandırmak: İbranice

    Antik Bir Dili Canlandırmak: İbranice

    Hami-Sami dil ailesinin oluşumuyla ilgili elimizde bulunan (Tirmizi’den) bir rivayete göre Hz. Nuh’un üç oğlu bulunmaktaydı. Ham, Sam ve Yafes. Ham, Habeşlileri, Sam, Arapları, Yafes de Rumları meydana getirmişti. Bu dil ailesinde üç farklı alfabe kullanılmakta olup bunlar; Arap, İbrani ve Etiyopya alfabesi idi. Bu çalışmada XIX. yüzyılın ikinci yarısına kadar günlük hayatta ölü bir […]Devamını oku »
  • Shaping Jerusalem: Spatial Planning, Politics and the Conflicts

    Shaping Jerusalem: Spatial Planning, Politics and the Conflicts

    Shaping Jerusalem: Spatial Planning, Politics and the ConflictsFrancesco ChiodelliLondon/New York: Routledge, 2017, 115 p.   The controversies over Jerusalem becoming the capital of Israel have recently occupied a significant part of the Middle East’s political debates. This affair has been one of the subjects that interested the politicians, the community and the media in Turkey […]Devamını oku »
  • Kudüs’ün Kalbi: Eski Şehir

    Kudüs’ün Kalbi: Eski Şehir

    Sevgi ve nefretin, hırs ve arzunun, dürüstlük ve yalancılığın, direniş ve teslimiyetin iki bin yıldır karşı karşıya geldiği mübarek belde. Akıl ve kalpleri sarsan muazzam bir serüvenin başlangıç noktasına varmak isteyenleri kucaklamaya daima hazır, bekliyor. Biz de nübüvvetin kokusunu­ üzerinde taşıyan bu toprakların davetine icabet ediyoruz. Şehrin doğu, batı ve güneyden kuşatan üç vadi ile […]Devamını oku »
  • Kudüs’ün İslam’daki Yeri ve Bir Adalet Nişanı olarak Hz.Ömer Emannamesi

    Kudüs’ün İslam’daki Yeri ve Bir Adalet Nişanı olarak Hz.Ömer Emannamesi

    Şehirler tarihi süreçte ortaya koydukları beşeri, fiziki farklılıklar ve çeşitli kültürel olgular sebebiyle farklı kimliklere sahiptirler. Dini kimlikli şehirlerin oluşması ise kutsal mekan ve mabet kültünün gelişmesiyle ilişkilendirilir. Bu gelişimin en büyük etkenlerinden biri de kutsal metinlerde o din için önem arz eden şehirlerden bahsedilmesidir. Nitekim Mekke, Medine, Kudüs, Vatikan ve Amritsar da dini kimliği […]Devamını oku »
  • Sekiz Yüz Yıllık Bir Vakıf: Meğaribe Mahallesi

    Sekiz Yüz Yıllık Bir Vakıf: Meğaribe Mahallesi

    Uzun yıllar önce Afrika kıtasının kuzeybatısında yaşayan Mağribîler, Hac fârizasını yerine getirmek için yola çıktıklarında ilk olarak Mekke ve Medine’ye gitmişler, buradaki ibâdetlerini gerçekleştirdikten sonra İslam’ın kutsal saydığı üçüncü beldeye; Kudüs’e, yani Mescid-i Aksâ’ya yönelmişlerdir. Hem Mirâç hâdisesinin yaşandığı mekânı görmek hem de orada yaşayan ulemâyı ziyaret etmek amacıyla çıkılan bu yolun sonunda bazı Mağribîler […]Devamını oku »
  • Ürdün’ün Mescid-i Aksa Üzerindeki Himayesine Bakış

    Ürdün’ün Mescid-i Aksa Üzerindeki Himayesine Bakış

    Ürdün, Arap Baharı’nın sarsamadığı, çevresindeki Müslüman ülkelere baktığımızda her biri küçük veya büyük çapta bir yıkımdan geçmiş olmasına rağmen hala istikrarını korumayı başarabilmiş bir ülkedir. Bu yazımızda “Ürdün Kudüs’te nasıl varlık buldu?” sorusuna ve aynı zamanda kurulduğu tarihten bu yana yaşanan her büyük mücadelede Arap devletlerini yenilgiye uğratan İsrail’in, Mescid-i Aksa’nın himayesini nasıl Ürdün kontrolüne […]Devamını oku »
  • Bir Duvar, Üç İsim

    Bir Duvar, Üç İsim

    Müslümanlar için Burak Duvarı, Yahudiler için Batı Duvarı, Batılılar için Ağlama Duvarı… Dışarıdan bakıldığında aralarında bir fark yokmuş gibi gözüken bu kavramlar hem Yahudiler hem de Filistinliler için çok şey ifade etmekte. Zira her adlandırma o mekânın kime ait olduğunu ispatlamaya dair bir çabayı içinde barındırıyor. Peki duvarı önemli kılan nedir? Bu kavramlar nasıl ortaya […]Devamını oku »
  • Yahudi İnancında Kudüs’ün Kutsallaşma Süreci

    Yahudi İnancında Kudüs’ün Kutsallaşma Süreci

    Kudüs veya İbranice adıyla Yeruşalayim/Yeruşalim, Yahudilikte kutsal bir şehirdir. Ancak Yahudiliğin temel kitabı olan Tevrat’ta ne Kudüs’ten ne de Kudüs’ün öneminden söz edilmektedir. Yahudilerin kutsal kitabı Tanah, Kudüs’ü “Tanrı’nın (Yahve) seçtiği şehir” olarak niteler ve “ulusların tam ortası”, yani dünyanın merkezi olarak tanımlar. Yine Kutsal Kitap’ta geçen Yahve’nin Siyon’da oturduğu ifadesi, Tanrı ile Kudüs arasındaki […]Devamını oku »