269 kez görüntülendi.

Bir Metaetik Tartışma Örneği Olarak Vücûh Teorisi

İslam düşünce geleneğinde bir metaetik tartışma olarak “ahlakın kaynağı nedir?” sorusu farklı temellendirmelere tanıklık etmiştir. Kelam geleneği göz önüne alındığında iyilik ve kötülük bilgisinin kaynağına dair tartışmalarda iki genel tavır sergilenir. Bu iki genel tavra geçmeden önce iyi ve kötünün bu tartışmalarda hangi anlamda kullanıldığına değinmek gereklidir. İyi ve kötü birden fazla anlama tekabül eder. […]

Modern Bilinç Kuramları Bağlamında İbn Sînâ Felsefesinde “Kendilik Bilinci”nin İmkân ve Açmazları

Özet Bu çalışmada İbn Sînâ felsefesinde “boşlukta asılı adam” düşünce deneyiyle temellendirilen kendilik bilinci ve bu düşünce deneyinde içerilen metafizik îmâlar, bir diğer ifadeyle zatî şuûr olarak da isimlendirilen benlik idrâki ve bunun kaynağı olarak gösterilen “soyut nefs” görüşü sorunsallaştırılacak olup söz konusu bu temellendirmenin imkân ve açmazları tespit edilmeye çalışılacaktır. Bununla beraber İbn Sînâ’nın […]

Son Osmanlı Âlimi: İmam Kevserî

*Bu yazının gayesi Muhammed Zâhid el-Kevserî’nin yalnızca hayat hikayesine ışık tutmak ve okuru sathî düzeyde malumat sahibi kıldıktan sonra hakkında araştırma yapmaya sevk etmektir. Umarız ki eserlerini, fikirlerini ve tesirlerini de kapsayacak bir çalışmayla böylesi müstesna bir zatı tasvir etmenin ancak tez ve kitaplarda mümkün olabileceği okuyucu indinde de müsellemdir Kırım’ın Müslüman milletleri, her ne […]

Mütekaddimûn/Klasik Dönemde Yaratma ve Sudur

Antik-helenistik mirasın tercümesiyle birlikte Kindi editörlüğündeki felsefi ekol Meşşai bilimi de tevarüs etti. Kindi ve onun etrafındaki filozoflar bu antik-helenistik mirasla yüzleşen ilk grup olmalarına rağmen kendilerinden önce İslam dünyasında var olan Kelami düşüncenin de etkisiyle kendilerine özgü bir yaratılış fikri ortaya koydular. Bu fikri savunan Kindi ve çevresindekiler Tanrı hakkında mucibu’n bi’z-zat fikrine sahip […]

Kindî ve Gerilim

İslâm felsefesi geleneğinin başlatıcısı kabul edilen Kindî (ö.252/866[?]) birçok kişinin başarmakta güçlük çektiği şeyi yapmış ve birbirinden farklı iki geleneği kendi potasında eriterek özgün bir düşünme tarzının ortaya çıkmasına öncülük etmiştir. Kelam ve fıkıh geleneklerinden farklı bir felsefe cemaatinin oluşmasına vesile olmuş, erken İslâm medeniyetinde “filozof” olarak anılan ilk kişi olmuştur. “Kindî’nin bu başarısının altında […]

Sünnî Kelam Düşüncesinde “Kadîm” Kavramının İbn Sinacı Dönüşümü

Erken dönemlerden itibaren kelamcılar, ontolojik ve epistemolojik açıdan tutarlı bir teori ortaya koymak için Tanrı alem ilişkisi üzerine yoğunlaşmışlardır. Bilindiği üzere alem, Tanrı ve diğer her şey şeklinde bir ayrıma tabi tutulmuş ve bu ayrım da kadîm ve hâdis kavramları ile açıklanmıştır. Bu manada Tanrı kadîm diğer her şey ise hâdis olmak durumundaydı. Erken dönemde […]

İmam Mâtürîdî ve Mâtürîdiyye Geleneği | Prof. Dr. Hülya Alper (ed.)

Günümüzde İmam Mâtürîdî ve Mâtürîdiyye kelâmına dair giderek artan bir ilginin varlığı dikkat çekmektedir. Ancak bu durum, Mâtürîdî’nin popülerleşmesi, tüketilmesi ve çağdaş kültüre göre yorumlanması gibi bir sorunu da beraberinde getirmektedir. Bu bakımdan çağdaş dünyanın kalıplarına göre biçimlendiren bir Mâtürîdîlik yorumuna değil, onu kendinde var olduğu gibi anlamayı ve anlatmayı hedefleyen ayrıntılı incelemelere ihtiyaç duyulmaktadır. […]

Kur’an’ın Yaratılmışlığı Fikrinin Tarihi ve Siyasi Arka Planı Üzerine Kısa Bir İnceleme

İslam mezhepleri tarihçileri ve tabakat yazarları Kur’an’ın yaratılmışlığı fikrini Ca’d b. Dirhem’e dayandırırlar. Onlara göre fikri ilk yayan kişi Ca’d’dır. Ayrıca söz konusu tarihçiler, genelde bu fikrin salt teolojik boyutlarına atıflarda bulunmakla yetinmektedirler. Bundan dolayı bazı çağdaş İslam düşünce tarihi araştırmacılarının “tarihi kendi perspektiflerinden okuma” tenkitlerini kendilerine yöneltmelerine sebebiyet vermiştir. Kadim tarihçilerin  illetlendirmeyi teolojik zeminde […]