446 kez görüntülendi.

Fuzûlî’nin Leylâ vü Mecnûn Mesnevisi (Giriş)

Türk Edebiyatında birçok şair Leylâ vü Mecnûn hikayesine eserlerinde yer vermiştir. Kimi zaman mesnevi tarzında kimi zamansa gazel tarzında kaleme alınmış bu eserler geniş bir literatür oluşturur.  Şüphesiz bu literatürde en çok parlayan eser Fuzûlî (v.1556)’nin mesnevisi olmuştur. Eser 3086 beyitten müteşekkil olmakla birlikte “mefûlü-mefâilün-feûlün” veznindedir. Dibâce ile başlayan eser üç rubai ile devam eder […]

İki Kimlik Arasında Şeyhülislâm Yahyâ Efendi

Şeyhülislâm Yahyâ Efendi, 16. yüzyılın son yarısında yaşamış ve 17. yüzyılın ilk yarısına erişmiş uzun ömürlü şairlerimizdendir. Ankaralı Bayram-zâde Zekeriyya Efendi’nin büyük oğlu olup, 960 (1552) yılında İstanbul’da doğmuştur. İlk eğitimini, muhitinde bulunan hocalardan, ailesinden ve şeyhülislâm olan babası Zekeriyya Efendi’den tahsil ettiği bilinmektedir. Ayrıca Abdülcebbar-zâde Derviş Mehmed Efendi de ders aldığı âlimler arasında zikredilmektedir. […]

Divan Edebiyatında Tanzir ve Günümüzden Bir Tanzir Örneği Tahlili

Tanzir kelime olarak benzetme, mukayese etme gibi anlamlara sahip olmakla birlikte Divan şiirinde terim olarak “bir şiire benzer şiir üretmek” anlamına gelmektedir. Tanzir iki temel kaide üzerine ikame edilir. Bunlardan ilki esas alınan şiirin unsurları diğeri ise benzer olarak üretilecek yeni şiirin unsurlarıdır. Bu iki şiirden tanzir edilene-kendisine benzetilene- esas şiir demek yerinde olacaktır. Yeni […]