587 kez görüntülendi.

“Mütenebbî’den Seçmeler” | Arapça Metin Tercümeleri 11

المختارات من المتنبي / Mütenebbî’den Seçmeler


 

أنا تِرْبُ النَّدَى ورَبُ القَوَافِي                 وسِمَامُ العِدَى وغَيْظُ الْحَسُودِ

أنَا في أُمّةٍ تَدارَكَهَا اللّـ                        ـهُ غَريبٌ كصَالِحٍ في ثَمودِ

Ben cömertliğin akranı ve kafiyelerin efendisiyim

Düşmanımı öldüren zehir ve haset edenin öfke sebebiyim

Ben kavmim arasında -Allah beni onlardan ayırsın-

Salih’in Semûd kavmi arasında olduğu gibi garibim

 


 

وخُفُوقُ قَلْبٍ لَوْ رَأَيْتِ لَهِيبَهُ                  يَا جَنَّتِي لَظَنَنْتِ فِيهِ جَهَنَّمَا

Kalp atışları ki sen onun ateşini görseydin,

Ey cennetim! Sen onun içinde bir cehennem var zannederdin

 


 

فَمَنْ شَاءَ فَلْيَنْظُرْ إلَيَّ فَمَنْظَرِي               نَذِيرٌ إلَى مَنْ ظَنَّ أنَّ الْهَوَى سَهْلُ

Kim dilerse bana baksın, benim görünüşüm

Aşkı kolay sananlar için bir uyarıdır

 


 

يَا أعْدَلَ النَّاسِ إلَّا فِي مُعَامَلَتِي        فِيكَ الْخِصَامُ وأنْتَ الْخَصْمُ والْحَكَمُ

Ey benim dışımda herkese karşı adaletli kimse!

Husumetim seninledir ve hasım da sensin, karar verecek olan da

 


 

عَلَى قَدْرِ أهْلِ الْعَزْمِ تَأْتِي الْعَزَائِمُ            وتَأْتِي عَلَى قَدْرِ الْكِرَامِ الْمَكَارْمُ

وَتَعْظُمُ فِي عَيْنِ الصَّغِيرِ صِغَارُهَا         وتَصْغُرُ فِي عَيْنِ الْعَظِيمِ الْعَظَائِمُ

Azim ehli kimseler kadrince azmedilen şeyler ortaya çıkar

Soylu davranışlara ise yüce gönüllülükle ulaşılır

Önemsiz kimsenin gözünde kendi küçüklüğü büyürken

Ulu kimsenin gözünde çetinlikler küçülür

 


 

كَثِيرُ حَيَاةِ الْمَرْءِ مِثْلُ قَلِيلِهَا                  يَزُولُ وبَاقِي عَيْشِهِ مِثْلُ ذَاهِبِ

Kişinin hayatının çoğu, azı gibidir

Giderek yok olur ve kalan hayatı da geçmiş hayatı gibidir

 


 

كَمْ تَطْلُبُونَ لَنَا عَيْبًا فَيُعْجِزُكُمْ                 وَيَكْرَهُ اللهُ مَا تَأتُونَ والْكَرَمُ

مَا أبْعَدَ الْعَيْبَ والنُّقْصَانَ مِنْ شَرَفِي       أنا الثُّرَيَّا وذّانِ الشِّيبُ والْهَرَمُ

Bizim için nice ayıplar arıyorsunuz ama bulamıyorsunuz

Allah ve kerem bu yaptığınızı hoş görmüyor

Eksiklik ve ayıp benim şerefimden çok uzaktır

Ben Süreyya Yıldızı’yım ve size yakın şu ikisi yaşlılık ve ihtiyarlıktır

 


 

إلَى أيِّ حِينٍ أنْتَ فِي زَيِّ مُحْرِمِ              وحَتَّى مَتَى فِي شِقْوَةٍ وإلَى كَمِ            

وَإِلّا تَمُتْ تَحتَ السُيوفِ مُكَرَّماً                تَمُتْ وَتُقاسِ الذُلَّ غَيرَ مُكَرَّمِ 

 فَثِبْ وَاثِقًا بِاللهِ وَثْبَةَ مَاجِدٍ                يَرَى الْمَوْتَ فِي الْهَيْجَا جَنَى النَّحْلِ فِي الْفَمِ

     Ne zamana kadar ihram kıyafetleri içerisinde kalacaksın?

Ne zamana kadar fakirlik içinde kötü durumda kalacaksın?

Kılıçlar altında şerefli bir şekilde ölmezsen

Şeref yoksunu bir şekilde zillete katlanarak ölürsün

Allah’a güvenerek ileri atıl şerefli kimse gibi

Ki O kimse savaşta görür ölümü, ağızdaki bal gibi

 

Kaynak:

– www.almotanabbi.com

– www.adab.com     

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir