• Anlamsızlığın Anlamı Üzerine Yazılar 02

    Anlamsızlığın Anlamı Üzerine Yazılar 02

    Bir önceki yazımda ”anlamlı” dediğimiz şeyin aslında anlamsız parçalardan oluştuğunu ve insanın bir şeyleri önce anlamsız kıldığını,  daha sonra ise bazıları arasında ilişki kurmak suretiyle ”anlam” denilen mefhumlar yarattığını ifade etmiştim. Şimdiki yazımda ise ”anlamsız” diye bir şeyin varolmadığını ve bunun sebeplerini açıklayacağım. ”Anlamsız”, anlam kelimesine olumsuzluk, eksiklik anlamı veren ”-sız” sonekiyle üretilmiş Türkçe bir […]Devamını oku »
  • İçimizdeki Özü Yazılımına Uygun Kullanmak: Fıtrat

    İçimizdeki Özü Yazılımına Uygun Kullanmak: Fıtrat

    Günümüzün en büyük sorunlarından biri, kuşkusuz bir manasızlık deryasında boğulup hayatı anlamsız şekilde yaşamaktır. Çoğu şeyi maddiyatla kolayca elde edebilen insanlar, güçleri her şeye yettiği halde neden hala mutsuzlar? Veya çok nitelikli bir üniversitede okuyan, geleceğini daha erken bir yaşta belki de garanti altına alan ve maddi açıdan hiçbir sıkıntısı olmayan bir öğrenci neden hâlâ […]Devamını oku »
  • Kindî ve Gerilim

    Kindî ve Gerilim

    İslâm felsefesi geleneğinin başlatıcısı kabul edilen Kindî (ö.252/866[?]) birçok kişinin başarmakta güçlük çektiği şeyi yapmış ve birbirinden farklı iki geleneği kendi potasında eriterek özgün bir düşünme tarzının ortaya çıkmasına öncülük etmiştir. Kelam ve fıkıh geleneklerinden farklı bir felsefe cemaatinin oluşmasına vesile olmuş, erken İslâm medeniyetinde “filozof” olarak anılan ilk kişi olmuştur. “Kindî’nin bu başarısının altında […]Devamını oku »
  • Anlamsızlığın Anlamı Üzerine Yazılar

    Anlamsızlığın Anlamı Üzerine Yazılar

    ”Öngörüldü birimselleşmeler etnik dinsel yapılanmış etrafında iktidar politik.” Yukarıdaki cümleden ne anladınız? Tahmin ediyorum hiç bir şey anlamadınız çünkü bu cümleyi bir kitabın rastgele açtığım sayfalarındaki ilk kelimelerini bir araya getirmek suretiyle oluşturdum. Hatta buna cümle bile denemez çünkü bir anlamı yok. Dense dense kelimeler yığını denilebilir belki. İnsanlar anlam arayan canlılardır. Bizi diğer canlılardan […]Devamını oku »
  • İnsanın Varlık Düalizminin Benlik Kavramı Üzerinden Değerlendirilmesi

    İnsanın Varlık Düalizminin Benlik Kavramı Üzerinden Değerlendirilmesi

    Ezelden aşk ile biz yâne geldik Hakikat şem’ine pervâne geldik Tenezzül eyleyip vahdet ilinden Bu kesret âlemin seyrâna geldik (Aziz Mahmud Hüdâi Hz.) İnsanın bu dünyaya ait olmadığı insana çok belli edilmiş; gerek fiziki özellikleri sebebiyle gerekse düşünce ufkunun dünya sınırını aşmasıyla. İnsanı alıp belli bir yere koyduğunuzda ne kadar eğreti durduğunu göreceksiniz. Alın çöllere […]Devamını oku »
  • Kitap Değerlendirmesi: Dahi ve Dindar: Isaac Newton

    Kitap Değerlendirmesi: Dahi ve Dindar: Isaac Newton

    Din ve bilim arasında ne tür bir ilişki olduğu, modern dönemin en önemli tartışmalarından biri gibi görünmektedir. Bu tartışmayı bu kadar önemli yapan hususun, tartışılan mevzunun entelektüel boyutuna ilave olarak halk kitlesinin de gündelik yaşantısında ciddi tezahürleri haiz olması olduğu söylenebilir. Nitekim modern toplumlar arasında giderek artan bir ivme ile yayıldığı düşünülen seküler-laik yaşam tipi […]Devamını oku »
  • Sünnî Kelam Düşüncesinde “Kadîm” Kavramının İbn Sinacı Dönüşümü

    Sünnî Kelam Düşüncesinde “Kadîm” Kavramının İbn Sinacı Dönüşümü

    Erken dönemlerden itibaren kelamcılar, ontolojik ve epistemolojik açıdan tutarlı bir teori ortaya koymak için Tanrı alem ilişkisi üzerine yoğunlaşmışlardır. Bilindiği üzere alem, Tanrı ve diğer her şey şeklinde bir ayrıma tabi tutulmuş ve bu ayrım da kadîm ve hâdis kavramları ile açıklanmıştır. Bu manada Tanrı kadîm diğer her şey ise hâdis olmak durumundaydı. Erken dönemde […]Devamını oku »
  • Felsefeyi Tanımları Üzerinden Yeniden Okumak

    Felsefeyi Tanımları Üzerinden Yeniden Okumak

    Herhangi bir şey üzerine düşünmeye başladığımızda onun ne olduğunu belirlememiz gerekir. Yani üzerine düşüneceğimiz her ne ise onu bilmeliyiz. Bilme işleminin ilk adımı tanımlamaktır. İbn Sînâ: “Tanım, şeyin mahiyetine delalet eden sözdür. Hiç kuşkusuz o, şeyin kaim kılanlarını bütünüyle kapsar”[1] demektedir. Bu tarif ile ne kastedildiğini anlamamız için bir de mahiyetin ne olduğuna bakmamız gerekir. […]Devamını oku »
  • Mantık ve Metafizik

    Mantık ve Metafizik

    Mantığın kurucusunun Aristoteles olduğu kabul edilir. Ancak “kurucusu olmak” ifadesi zaman zaman yanlış anlaşılmış bir ifadedir. Örneğin Aristoteles mantığına karşı çıkan bazı düşünürler, eğer mantığı Aristoteles kurmuşsa ondan önce insanların mantık kullanmayıp, mantıksızca mı felsefe yaptıkları sorusunu ortaya atmıştır. Bunun en önemli örneklerinden biri Hicri IV. yüzyılın başlarında önemli bir dilci ve kelamcı olan Ebu […]Devamını oku »
  • Bilgi, Dil-Düşünce ve Vahiy Üzerine Bir Deneme

    Bilgi, Dil-Düşünce ve Vahiy Üzerine Bir Deneme

    Lafız ve mana arasındaki ilişki çok farklı yansımaları olan ve bu sebeple farklı itibarlar ile ele alınabilecek oldukça felsefî bir mevzudur. Söz gelimi, mananın ontik yapısı, lafzın manaya nasıl delalet ettiği, manadan lafza geçiş süreci gibi pek çok farklı husus, lafız ve mana ilişkisi söz konusu olduğunda incelenebilecek konular arasındadır. Öte yandan lafız ve mana […]Devamını oku »
  • Gettier Sorununa Yönelik Çözüm Önerilerinden Biri Olan L. Zagzebski’nin  Erdem Epistemolojisinin Bir Tasviri

    Gettier Sorununa Yönelik Çözüm Önerilerinden Biri Olan L. Zagzebski’nin Erdem Epistemolojisinin Bir Tasviri

    Çağdaş epistemolojinin en tartışmalı konularından biri olan ve “Gettier Sorunu” olarak adlandırılan Edmund L. Gettier’in 1963 yılında yazdığı “Gerekçelendirilmiş Doğru İnanç Bilgi midir?” başlıklı makalesi, sadece üç sayfa olmasına rağmen, büyük tartışmalar başlatmıştır. Bu yazıda Gettier sorununa karşı sunulan pek çok çözüm önerisinden L. Zagzebski’nin erdem epistemolojisine değinilecektir.   Tartışmaya geçmeden önce epistemoloji tarihine kısaca […]Devamını oku »
  • Felsefi Düşüncede Kurucu/Bütünleştirici Boyut: Platon Felsefesi’nin Oluşumunda Kurucu/Bütünleştirici Bakış Açısının Etkileri

    Felsefi Düşüncede Kurucu/Bütünleştirici Boyut: Platon Felsefesi’nin Oluşumunda Kurucu/Bütünleştirici Bakış Açısının Etkileri

      Thales ile başlatılan felsefenin tarihsel süreçleri içerisinde, belli dönemleri temsil eden felsefi yaklaşımlar olmuştur. Genel itibariyle üç ana boyutta incelenen bu formlar belli dönemlere tekabül eden kurucu/bütünleştirici boyut, analitik boyut ve eleştirel boyut olarak zikredilebilir. Bu yazıda bu formlardan kurucu/bütünleştirici boyutun ne anlama geldiği açıklanacak ve bu formun ilk temsilcilerinden birisi olarak zikredebileceğimiz Platon'da […]Devamını oku »