367 kez görüntülendi.

Kırmızıyken I Öykü

Yavaş yavaş iteklerdi arabasını. Sağ ayağı devamlı aksardı. Ağrısı, acısı da olurdu epeyce. Sağ eli okşardı, ovalardı aksayan bacağını. Bazen de soluk soluğa kalır, öksürmeye başlardı. Hemen bulduğu yere çöküp, ceketinin cebinden paketini çıkarırdı, kırmızı gülünü düşürmeden, bir sigara yakardı. Paketi özenle yerine yerleştirirdi. Ardından deri yeleğinin gözünden pamuk mendilini çıkarır, terini silerdi. Ha gayret deyip doğrulurdu yerinden bir müddet sonra. Yapışırdı kulpuna Güllü’sünün, tutardı hasretle. Seviyordu onu. Hem nasıl sevmesin ki zaten? Neyi varsa geriye kalan, Güllü’deydi hepsi. Bir fotoğraf dururdu hesap defterinin arasında siyah beyaz. Güllü ile Güllü Baba’nın beraber çektirdikleri tek fotoğraftı bu. Nasıl da güzeldi.

Güllü’nün her bir köşesinde, birkaçı çatlak, içi tazecik güllerle dolu vazolar vardı. Güllü’nün vazoları. İşte böyleydi. Güllü’yü Güllü yapan ne varsa onun içinde, bu arabanın içindeydi. Güllü Baba da layık olmak istiyordu Güllü’süne elbet. Daima tıraşlı olurdu yüzü. Ama bıyığına dokundurtmazdı asla, “Aman dokunma ona.” derdi berberine. “ Güllü sever onu.” Başına bir kasket geçirirdi. Daima kahverengi bir yelek giyerdi sonra. Üstüne de bordo bir takım elbise çekerdi. Üstelik ceketinin sol cebinde, bir gonca gülü olurdu hep. Şehrin içinde tur atar dururdu Güllü Baba, aksak ayak. Bazen yanına yanaşırdım dinlenirken o. Eline bir çay verir, sigarasını yakardım. Keyiflenir, hüzünlenir ama yine de Güllü’sünden bahsederdi. “… Ben de Güllü dedim en başından ona. İlk simidimi koydum da içine, adı Güllü oldu onun. Çünkü istemedim, o bir an olmasın yanımda. Evimde Güllü, gücümde Güllü, yamacımda Güllü olsun istedim. Sandım ki böylece kalmam onsuz asla. Ama dünyada her şey olması gerektiği gibi olmuyor işte. Her şey ölüyor çünkü oğlum, her şey ölür hep. Güllü’m de ölürmüş mesela. Bilmezdim.” Göz çukurları dolardı, yanakları ıslanırdı hemen. “Allah bağışlasın onun günahlarını. Ben gidiyorum artık. Hayırlısı bakalım.” derdi. “Amin” derdim ben de. “Güle güle.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir