208 kez görüntülendi.

Ebû Hanife

  • Kufe’de doğmuştur.
  • Dedelerinin Fars menşeli olduğu rivayet edilir.[1]
  • Dedelerinin Sasaniler devrinde uç beyliği (merbuzanlık) yaptığı biliniyor.
  • Hatta Sasani Meliki Hürmüzanın, onun dedesi olduğuna dair bile rivayetler vardır.
  • Kıraat ilmini, Kıraat-ı Seb’a’dan Asım b. Behdile’den almıştır.
  • İlk dönemlerinde kelam ilmiyle uğraşırken, rivayetlere göre bir fıkıh sorusunu bilememesi üzerine 21 yaşında fıkha yönelmiştir.
  • Asıl hocası, Kufe ekolünün üstadı kabul edilen Hammad b. Ebû Süleyman’dır.
  • Bu hocası vefat edene ondan kadar 18 yıl süren bir eğitim almış, o daha ölmeden dahi arkadaşlarının ısrarıyla ders vermeye başlamış, hocasının vefatının ardından da bu işe yoğunlaşmıştır.
  • Yetiştirdiği öğrencilerin bine ulaştığı ve bunlardan 40 kadarının içtihat yapacak dereceye ulaştığı rivayet edilir.[2]
  • Tabii’den olduğunu söyleyenler onun 15 kadar sahabeyle görüştüğünü iddia etseler de ihtiyatlı olan görüşe göre sadece Enes b. Malik’le küçük yaşta görüşmüştür.
  • Ömrünün 52 yılı Emeviler, 18 yılı da Abbasiler döneminde geçmiştir.[3]
  • 739 yılında çıkan Zeyd b. Ali isyanını hem mali hem de fetvalarıyla hukuki açıdan desteklemiştir.
  • Mervan, döneminde alimlerin desteğini almak için onlara memuriyetler teklif etmiş, Ebû Hanife’nin ise kabul etmemesi sonucu kendisini hapse attırmış ve dövdürmüştür.
  • 748 yılında cereyan eden bu olay sonrası durumu ağırlaşan Ebû Hanife’nin ölmesinden endişelenen Halife onu salıvermiştir.
  • Hapishaneden çıktıktan sonra Abbasi İhtilaline kadar Mekke’de yaşamıştır
  • Mansur zamanında ortalığın yatışmasının ardından Kufe’ye giderek ders vermeye devam etmiştir.
  • İlk dönemlerinde Abbasilere karşı mutedil iken Muhammed en-Nefsü’z Zekiyye’nin isyanı gibi birkaç olayın ardından Abbasilere karşı direk konum alıp hanedanın haline dair ihtilal girişimlerinin desteklenmesi gerektiğini vaaz etmiştir.
  • Mansur’un kumandanlarına ihtilalcilere karşı savaşmamalarını söylemiştir.
  • Mansur ise bunların üzerine ona memuriyet teklif etmiş ve emri altına girmeyi kabul etmeyince de Ebû Hanife’yi dövdürüp hapsetmiştir.
  • Bağdat’ta vefat ettiği, zehirlenerek öldürüldüğü, hapishaneden cesedinin çıktığına dair rivayetler var olsa da ihtiyatlı olan onun vefatının sorumluluğunu üzerine almak istemeyen halifenin onun ölümünden kısa bir süre önce onu hapishaneden çıkarttığıdır.[4]
  • Ancak hapishaneden çıksa dahi Mansur tarafından ev hapsine kapatıldığı ve ölene kadar ders vermesinin yasaklandığı rivayet edilir.[5]
  • Kabri Bağdat’ta kendisine nispeten isimlendirilen Hanefiyye mahallesindedir.
  • Ömrünün sonlarına doğru Cafer-i Sâdık’la görüşmesi onun son dönemlerinde tasavvufa yöneldiğine dair iddiaların ortaya atılmasına sebep olmuştur.
  • İmam Şafii, Ebû Hanife’yi kelam ilminin kurucusu olarak kabul eder.
  • Döneminde Irak’taki rey ekolünün temsilcileri:

– İbrahim en-Nehai

– Hammad b. Ebû Süleyman’dır.

  • Ebû Hanife’ye göre:

– İman artıp eksilmez,

– İman şüphe kabul etmez,

– Peygamberler, melekler vs. bütün mü’minlerin imanı aynı veya benzerdir.

– Hz.Peygamberin evebeynleri kafir olarak değil fıtrat üzere ölmüşlerdir.

  • Kendisi ve görüşleri hakkında başlıca yapılan tartışmalar:

– Tabii’den mi yoksa Etbaa’dan mı olduğu

– Mürcie’den olup olmadığı[6]

– Hadis ilminden anlamadığı[7]

– Ahad hadislere karşı kendi reyini tercih ettiği[8]

 – Kur’an’ın mahluk olduğunu savunduğu[9]

– İstihsanü’l Nass görüşü[10]

– Din-Şeriat ayrımı yaptığı[11]

– Kelam yapmayı haram olarak gördüğü[12]

  • Kendisini en çok eleştirenlerden biri olan İmam Buhârî, kendisi hakkında İslam’a zarar veren bir mürcie mensubu tanımlaması yapmıştır.
  • Eserleri:

– Zahirü’r Rivaye (fıkıh)

– Müsned (hadis)

– El-Fıkhu’l Ekber (akaid)

– El-Fıkhu’l Ebsat (akaid)

– El-Alim ve’l Müteallim (akaid)

– Er-Risale (akaid)

– El-Kasidetü’n Nebeviyye[13]

Dipnotlar

[1] Bu konuda yoğun tartışma vardır. Arap olmadığı kesin gibidir.

[2] Müçtehit talebelerine İmam Ebu Yusuf, İmam Muhammed, İmam Züfer ve İmam Hasan İbn-i Ziyad’ı sayılabilir.

[3] Abdülmelik b. Mervan’dan (685-705) Mansur (754-775) dönemine kadar.

[4] Dia’da Halife Mansur’un da onun cenazesine katıldığına dair rivayetler bu görüşe delil olarak sununmaktadır.

[5] Muhammed Ebü Zeli.re, Ebü Hanife Hayatuhu ve Asruh Arauhu ve Fıkhuh, Mısır 1955, s. 50.    

[6] Eş’ari ve Buhari de bu iddiadadır.Eşari Ebu Hanifeyi Mürcie’nin 6.grubunda incelemiştir.
Eşari için Makalatu’l-İslamiyyin ve’h-Tilafi’l-Musallin, thk., Muhammed Muhyiddin Abdulhamid, 1.Cild s.219.

[7] Ebu Hanife’ye Yöneltilen Eleştiriler, Zayiabidin ACİMAMATOV Dini Araştırmalar, Cilt: 8, s. 24, ss. 169-178.

[8] Ebu Hanife’nin AHAD Hadisi İslam Hukukunun Bir Kaynağı olarak Kullanması, Cumhuriyet Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi Cilt: VII 1 2, s. 319-331 ARALIK-2003.

[9] -Yavuz, Halku’l-Kur’ân maddesi, DİA, XV,  s. 371.

 -Ebû Hanîfe Hakkında İki İddia/İtham: Mürciîlik Ve Halku’l-Kur’ân, İslam Hukuku Araştırmaları Dergisi, sy. 19, 2012, s. 245-267.

[10]– Ebû Hanîfe (R. A.)’in İstihsânü’n-Nass Anlayışı Çerçevesinde Sünnete Verdiği Önem, Kemal YILDIZ, Hacı Mustafa TORUN, İhya Uluslararası İslam Araştırmaları Dergisi Cilt: 4 Sayı: 1 Bahar-2018.

-Ebû Hanîfe’nin İctihad Metoduna İstihsan, Dirik, Mehmet, Pamukkale Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi  2018, cilt: V, sayı: 10, s. 180-224.

[11] Ebû Hanîfe’de Din ve Şeriat Ayrımı Var mı? Kahraman, Abdullah, İslam Hukuku Araştırmaları Dergisi, 2012, sayı: 19, s. 467-474.

[12] Kelam ilmini bırakıp fıkha yöneldiğine dair rivayetlerden hareketle fıkha yönelmesinin sebebinin Kelamla uğraşmanın din dışı olduğunu fark etmesi olduğu iddia edilmiştir. (İbnül Bezzazi Menakıbı Ebi Hanife 1.Cild s.111.)

[13] Cehm b. Safvan ve Amr b. Ubeyd gibilerle yaptığı tartışmalar tabakat kitapları vasıtasıyla kısmen günümüze ulaşmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir