169 kez görüntülendi.

Röportaj | Edip Cevad Cudeh El-Hüseyni: “Biz Selahaddin Eyyubi’den emanet olarak tarihi bin yıla dayanan iki anahtar teslim aldık.”

Kıyamet Kilisesinin anahtarlarını Selahaddin Eyyubi’den teslim alıp yaklaşık 850 yıldır muhafaza eden Müslüman aileden Edib Cevad Cudeh el-Hüseyni’yi Kudüs’te ziyaret ettik ve âdeta İslam’ın hoşgörü ve anlayışının bir timsali olan anahtarların öyküsünü bizzat kendisinden dinledik. -Öncelikle sizi ve ailenizi kısaca tanıyabilir miyiz? Adım Edib Cevat Cudeh El-Hüseyni, Kıyamet Kilisesi anahtarlarının şu anki muhafızıyım. Ailemin hikayesi […]

Eliade’ye Göre Kutsalın Morfolojisi

İngilizce’de kutsalı ifade etmek için kullanılan “sacred” kelimesi, Hint-Avrupa kökenli olan Latince’deki “sanctum” ve “sacrum” kelimelerinden türemiştir. Bununla beraber bu kelimenin Latince “sacer” den geldiği ve kutsal olmayanın zıddı anlamında kullanıldığı da belirtilmiştir. “Sanctum” ile bir realite olarak kutsallık ve ilahi güç ifade edilmekle birlikte, fertlerin davranışıyla da ilgili bir kavram olduğu ileri sürülür. “Sacrum” […]

Çölü Fethetmek: Geç Antikçağ’da Mısır Manastırları | Doç.Dr. Bilal Baş

Hıristiyan keşişlerinin pîri kabul edilen Antonius (251-356), ruhban hayatı yaşamak için 280’li yıllarda Mısır çöllerine çekilir. Hıristiyan geleneği bu hadiseyi Hıristiyan manastırlarının başlangıcı kabul eder. Tanrı’ya kavuşmak, Hıristiyanlığın sunduğu manevi kurtuluşa erişmek gibi yüce gayelerle pek çok Hıristiyan manastırlara çekilir; evlenmemeye, sosyal hayatın nimetlerini terk etmeye ve bedeni tüm zevklerden feragat etmeye yemin ederler. Bu […]

Kanonik İncillerde Hz. Meryem’in Hamileliğine Dair Naslar ve Bunların Kur’an Işığında Değerlendirilmesi

Hz. Meryem, Kur’ân’ın muhtelif pasajlarında zikri geçen, adı bir sureye verilen, Kur’ân’da ismi geçen tek kadın olan ve de birçok farklı sıfatla Allah’ın övgüsüne mazhar olmuş bir şahsiyettir. Hz. Meryem’in iffeti[1], dosdoğru oluşu[2] gibi kişilik özellikleri ve örnek yönleri Kur’ân’ın farklı yerlerinde zikredilmektedir. Hz. Meryem, başta Hristiyanlık olmak üzere Yahudilik ve İslam’da önemli bir karakterdir. […]

Semavî Dinlerde Kıble Anlayışı ve Kudüs

‘’Kıble, Yahudilerin, Hıristiyanların, Müslümanların ve diğerlerinin ibadet esnasında döndükleri yöndür. Kıble konusundaki eski Yahudi uygulamasına ve ona atfedilen öneme Daniel Kitabı’nda (6/10) rastlanır. Hıristiyan kilise binalarındaki yön geleneği, kökenlerini Yahudi sinagoglarının Kudüs’teki Mabed’e doğru coğrafî olarak yönlendirilişinden ziyade, Greko-Romen mabetlerinin doğuya doğru kozmik yönlendirilişinde bulur. Birkaç küçük istisna dışında ilk Hıristiyan kiliseleri doğu-batı ekseninde yönlendirilmişlerdir. […]

الحركة العلمیة الیهودیة في العصر الأموي

النشاط العلمي للیهود قبل الإسلام افتتح المسلمون خلال مسیرة فتوحاتهم كلا من العراق ومصر وبلاد الشام، وأصبحت مدن هذه البلاد مراكز علمیة رائدة لسنوات طویلة. قدم الیهود الى أراضي المسلمین بعدما هُجروا من قبل السریانیین – 722قبل المیلاد- ومن قبل ملك البابلیین نبوخذ نصر – 522قبل المیلاد- الذي هدم لهم هیكلهم الأول ثم هجّرهم واستهدف […]

Antik Bir Sembol: Davut Yıldızı

Eski çağlardan bu yana insan görülmeyen hakikati var olanda ezelileştirmek için çeşitli sembollere başvurmuştur. Soyut olanın kuvvetlendirilmesi ve anlaşılır kılınması sembollerle mümkündür. Bu sembollerden biri de altı köşeli yıldız heksagramdır. Heksagramın ilk defa kimler tarafından kullanıldığı bilinmemekle birlikte ilk kalıntılarına İskandinavya’da Taş Devri’nden kalma toprak bir kasede rastlanır. (Güney Afrika Cape Town‘da Orta Taş dönemine […]

Doğuşundan Günümüze Nesturi Kilisesi

  Bu eseri daha iyi tanıyabilmek adına ilk başta yazar hakkında kısa bir bilgi vermenin gerekli olduğunu düşünmekteyiz: 1990 yılında İzmir’de doğan Talha Fortacı, lisans eğitimini 2016 yılında Necmettin Erbakan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde tamamlamıştır. Yine aynı yıl Necmettin Erbakan Üniversitesi Dinler Tarihi bölümünde yüksek lisans eğitimine başlamıştır. 2017 yılı Aralık ayında “Nesturi Kilisesi (Başlangıçtan Günümüze)” […]

Antik Bir Dili Canlandırmak: İbranice

Hami-Sami dil ailesinin oluşumuyla ilgili elimizde bulunan (Tirmizi’den) bir rivayete göre Hz. Nuh’un üç oğlu bulunmaktaydı. Ham, Sam ve Yafes. Ham, Habeşlileri, Sam, Arapları, Yafes de Rumları meydana getirmişti. Bu dil ailesinde üç farklı alfabe kullanılmakta olup bunlar; Arap, İbrani ve Etiyopya alfabesi idi. Bu çalışmada XIX. yüzyılın ikinci yarısına kadar günlük hayatta ölü bir […]

Kudüs’ün Kalbi: Eski Şehir

Sevgi ve nefretin, hırs ve arzunun, dürüstlük ve yalancılığın, direniş ve teslimiyetin iki bin yıldır karşı karşıya geldiği mübarek belde. Akıl ve kalpleri sarsan muazzam bir serüvenin başlangıç noktasına varmak isteyenleri kucaklamaya daima hazır, bekliyor. Biz de nübüvvetin kokusunu­ üzerinde taşıyan bu toprakların davetine icabet ediyoruz. Şehrin doğu, batı ve güneyden kuşatan üç vadi ile […]

Bir Gamanın Altında Binbir Millet

“Gama” denildiğinde insanların aklına gelen şeyler genelde “gamalı haç”, “gama ışını” gibi kavramlardır. Peki, “gama” kelimesi neyi ifade etmektedir? Yunan alfabesinde bir harf olan “gama”nın bir diğer ismi ise svastikadır. Bu mefhumu daha net bir şekilde anlayabilmemiz için “svastika” kelimesi üzerinden gitmemiz daha uygun olacaktır. Sanskritçede “iyi olmak” anlamına gelen svastika, geçmiş birçok millet ve […]

Yahudi İnancında Kudüs’ün Kutsallaşma Süreci

Kudüs veya İbranice adıyla Yeruşalayim/Yeruşalim, Yahudilikte kutsal bir şehirdir. Ancak Yahudiliğin temel kitabı olan Tevrat’ta ne Kudüs’ten ne de Kudüs’ün öneminden söz edilmektedir. Yahudilerin kutsal kitabı Tanah, Kudüs’ü “Tanrı’nın (Yahve) seçtiği şehir” olarak niteler ve “ulusların tam ortası”, yani dünyanın merkezi olarak tanımlar. Yine Kutsal Kitap’ta geçen Yahve’nin Siyon’da oturduğu ifadesi, Tanrı ile Kudüs arasındaki […]

Senkretik bir din: Sihizm

Senkretik dinler arasında gösterilen Sihizm, 16. yüzyılda Hint alt kıtasının Pencap bölgesinde ortaya çıkmıştır. Bu dinin kurucusu olarak Guru Nanak (1469-1539) gösterilir. Dine adını veren “sih” sözcüğü Sanskritçe’deki shishya ile ilişkili olup “mürit, şakirt, talebe” gibi anlamlara gelir. Bundan dolayı Sihler kendilerini “Tanrı’nın müridi” olarak tanımlarlar. Sihizm’in temeli, 8. asırdan  itibaren Hint alt kıtasının tarımsal […]

Bizans İkonoklazmı

Grekçe bir terim olan ikonoklazm “imge, tasvir” anlamlarına gelen “eikon” ve kırmak manasındaki “klao” kelimelerinden oluşmuş bir terkip olup kültürel değerlerin dinî-politik sebeplerle bilinçli olarak tahrip edilmesi anlamına gelmektedir. İkonoklazm yani tasvir kırıcılık görüşünü savunan kimselere “ikonoklast (tasvir kırıcı)”, bu görüşe muhalif olanlara ise “ikonoklatr (tasvirperest), ikonofil (tasvirsever), ikonodül (tasvir hizmetkârı)” denilmektedir. Hz. İbrahim’in yaşadığı […]