268 kez görüntülendi.

Bir, İki, Üç, Dört

Masanın üstünde duran cam şişenin kapağını çevirdi, kapağın yarısından biraz fazla olacak şekilde şurubu kapağa döktü ve içti. Işıkları kapatıp yatağın derinleşen koynunda bir müddet soluklandı. Gözlerini karanlığa karşı kışkırtamayacağının idrakindeydi. Fakat karanlığa saplanan gözleri yokluğun içine düşmek istedikçe içinde büyüyen bir çentik çukurlaşıyordu. Birazdan ayyuka çıkacaktı aslı nasılsa hangi fikir deşmekteydi içindeki çentiği.

Mümkün ihtimalleri sıralamak için en son neler yaptığını düşündü.

Mutfakta zaman geçirmişti nerdeyse bütün gün, ocak defalarca elleriyle alev alıp yine elleriyle sönmüştü. 

Peki ya son defasında bu döngü yarım kalmış olabilir miydi?

Hızlıca havayı teneffüs etti atmosferin karanlığında bir koku arıyordu muhakkak. Bulamadı.

Fakat yerinden kalktı ve karanlığı adımlarıyla inerek mutfağın ışığını açtı. Her şey normaldi. 

Ocağa yöneldi ve her zamanki gibi gaz düğmelerine dokunarak, bir, iki, üç, dört…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir